ABD ve Japonya'dan Çin'in Nadir Toprak Elementi Hakimiyetini Sarsacak Derin Deniz Projesi
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

ABD ve Japonya, Pasifik Okyanusu'nda yer alan Minamitorishima Adası çevresindeki devasa nadir toprak elementi (NTE) rezervlerini çıkarmak için tarihi bir projeye imza atıyor. Yaklaşık 6 kilometre derinlikte bulunan 16 milyon tonluk bu kaynağın, Çin'in teknoloji ve donanım sektöründeki küresel hakimiyetini derinden sarsması bekleniyor.
Tokyo'ya 1.600 kilometre uzaklıkta bulunan ve sivil erişime kapalı olan Minamitorishima Adası'nın münhasır ekonomik bölgesi, Japonya'nın toplam yüzölçümünden daha geniş bir alanı kapsıyor. Yapılan araştırmalar, bu bölgedeki deniz tabanının küresel teknoloji endüstrisini yüzyıllarca besleyebilecek kapasitede olduğunu gösteriyor.
2018 verilerine göre, keşfedilen rezervin küresel talebi karşılama süreleri oldukça çarpıcı: İtriyum için 780 yıl, europiyum için 620 yıl, terbiyum için 420 yıl ve disprosyum için 730 yıl. Bu elementler, özellikle elektrikli araç motorları, rüzgar türbinleri ve gelişmiş çip üretiminde kritik bir rol oynuyor.
Günümüzde nadir toprak elementleri pazarının yüzde 90'ını elinde bulunduran Çin, bu gücü zaman zaman jeopolitik bir silah olarak kullanıyor. Geçtiğimiz yıl Pekin yönetiminin Japonya'ya yönelik yüksek performanslı mıknatıs üretiminde kullanılan disprosyum ve terbiyum ihracatını durdurması, alternatif kaynak arayışını hızlandırdı.
Bu stratejik darboğazı aşmak için Japonya'nın derin deniz araştırmalarındaki uzmanlığı ile ABD'nin sondaj tecrübesi birleştiriliyor. Projede özellikle ABD merkezli Deep Reach Technology şirketinin petrol ve doğal gaz sektöründeki deneyimlerinden faydalanılacak.
Projenin önündeki en büyük mühendislik engeli, deniz seviyesinin 600 katı basınca sahip olan 6 kilometrelik derinlik. Bu zorlu koşullara rağmen konsorsiyum, Şubat 2027'de bir ay sürecek tam ölçekli bir madencilik testi gerçekleştirmeyi planlıyor. Çıkarılan malzemenin rafine edilme süreçlerinin de deneneceği bu aşamanın ardından, 2028 yılına kadar ticari üretim planının netleşmesi hedefleniyor.
Deniz tabanından maden çıkarmanın maliyetinin, Çin'deki karasal madenlere kıyasla üç kat daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Ancak Japonya, tedarik zinciri güvenliğini sağlamak adına 2040 yılına kadar bu alana 5,7 milyar dolarlık kamu ve özel sektör yatırımı yapmayı öngörüyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** İlgili SEO ve GEO eğitim platformu için [GEO eğitim](https://geoakademi.com) platformuna göz atabilirsiniz.Bu gelişme, Türkiye'nin elektrikli araç (Togg) ve savunma sanayisi için kritik olan nadir toprak elementlerinin tedarik zincirinde Çin'e olan bağımlılığı azaltarak küresel pazarda yeni alternatifler yaratabilir.
Türk teknoloji ve otomotiv şirketleri, gelecekte hammadde tedarikinde Çin dışı alternatiflere erişim sağlayarak tedarik zinciri risklerini azaltabilir.
Küresel tedarik zincirindeki bu değişim, Türkiye'nin Eskişehir (Beylikova) bölgesindeki kendi nadir toprak elementi rezervlerini işleme ve ticarileştirme yatırımlarını hızlandırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



