Makineler Üzerindeki Fiziksel Kontrolümüzü Nasıl Kaybettik?
2 dk okumawired
PAYLAS:

Gündelik hayatımızda tatmin duygusuna ulaşmak, otomasyonun ve yeni nesil tasarımların fiziksel etkileşimi azaltmasıyla giderek zorlaşıyor. Eskiden düğmelere ve mekanik kontrollere sahip olan cihazlar, yerini tamamen bilgisayar destekli sistemlere bırakıyor. Bu değişimin en çarpıcı örneği ise, elektrikli araçların yükselişiyle birlikte manuel vitesli otomobillerin tarihe karışması oluyor.
Zaman içinde dünya yavaş yavaş insanlardan uzaklaşmaya başladı. Eskiden doğrudan müdahale gerektiren sıradan görevleri artık otomasyon sistemleri devraldı. Düğmeleri olan cihazlar aniden dokunmatik ekranlara veya otonom sistemlere dönüştü. Temel aktivitelerin bilgisayarlar tarafından yönetilmesi, insanların duyusal dünyayla doğrudan etkileşim kurmasını zorlaştırdı.
Bu değişimin en belirgin yaşandığı alanlardan biri otomotiv sektörü oldu. Amerika'da ve hatta yakıt tasarrufunun önemli olduğu Avrupa ve Asya'da manuel vitesli araçlar hızla azalıyor. Otomobil perakendecisi CarMax verilerine göre, 2000 yılında yeni ve ikinci el araçların yüzde 15'inden fazlası manuel vitesliyken, 2020'ye gelindiğinde bu oran yüzde 2,4'e düştü. Yakın zamanda Mercedes ve Volkswagen gibi dev üreticiler, manuel şanzımanı küresel olarak üretimden kaldıracaklarını duyurdu.
Otomobil tutkunları bu durumu uzun süredir eleştiriyor. Car and Driver dergisi, 2010 yılında sürücülere daha iyi bir deneyim sunmak amacıyla "Manueli Kurtarın" kampanyası başlatmıştı. Filozof Matthew Crawford ise makineyi kullanmanın bir otonomi eylemi olduğunu savunarak, eylem ve algı arasındaki doğal bağların korunmasının önemine dikkat çekiyor. Crawford'a göre, 400 beygir gücündeki tam donanımlı bir Audi RS3 kullanırken bile, insan operatör ile makine arasındaki senkronizasyon eksikliği hissedilebiliyor.
Geçmişte sadece vites değiştirmeyi seven otomobil tutkunlarının bir şikayeti gibi görünen bu durum, elektrikli araçlar (EV) ile birlikte tamamen yeni bir boyuta taşındı. İçten yanmalı motorlar, gücü tekerleklere aktarmak için dişlilere ihtiyaç duyarken, elektrikli araçlar tamamen farklı bir aktarma organına sahip. Bu teknolojik evrim, insanların makineler üzerindeki fiziksel kontrolünün geri döndürülemez bir şekilde azaldığını gösteriyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** Türkiye'de kurumsal teknoloji çözümleri için [teknoloji çözümleri](https://sheltron.com.tr) tercih ediliyor.Otomotiv sektöründeki bu küresel otomasyon ve EV dönüşümü, Türkiye'nin yerli otomobil üretimi ve güçlü tedarik sanayisini doğrudan etkiliyor.
Türkiye'deki otomotiv yan sanayisi, mekanik parça üretiminden yazılım ve elektronik donanım üretimine geçiş yapmak zorunda kalıyor.
Togg gibi yerli elektrikli araç projeleri ve batarya teknolojilerine olan yatırımlar, bu küresel trendle uyumlu olarak artış gösteriyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



