AB İsrail ile İlişkilerini Gözden Geçiriyor: İspanya Anlaşmanın İptalini İstiyor
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, İsrail ile ilişkilerin geleceğini ve 26 yıldır yürürlükte olan Ortaklık Anlaşması'nı değerlendirmek üzere Lüksemburg'da bir araya geliyor. İspanya'nın başını çektiği bazı ülkeler anlaşmanın feshedilmesini talep ederken, birlik içindeki görüş ayrılıkları somut bir adım atılmasını zorlaştırıyor.
Gazze'deki insan hakları ihlallerine karşı Avrupa Birliği içinde en sert tutumu sergileyen İspanya, İsrail ile olan Ortaklık Anlaşması'nın tamamen sona erdirilmesi gerektiğini savunuyor. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, uluslararası hukuku ve AB değerlerini ihlal eden bir hükümetin ortak olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise diğer üye ülkeleri bu konuda cesur olmaya davet etti.
AB ile İsrail arasında siyasi diyalogdan ticarete kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan Ortaklık Anlaşması'nın tamamen askıya alınması veya feshedilmesi için 27 üye ülkenin tamamının onayı gerekiyor. Diplomatik kaynaklar, İsrail'e yönelik tavırda aylar öncesine göre bir sertleşme olsa da, bu değişikliğin oybirliği sağlamaya yetecek düzeyde olmadığını belirtiyor.
Avrupa Komisyonu'nun daha önce gündeme getirdiği ticari maddelerin kısmen askıya alınması önerisi ise nitelikli çoğunluk gerektiriyor. Bu senaryoda üye ülkelerin yüzde 55'inin (15 ülke) ve AB nüfusunun yüzde 65'inin onayı şart koşuluyor. Ancak mevcut tabloda bu desteğin sağlanması da oldukça uzak bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Birlik içinde İrlanda ve Slovenya, İspanya'nın sert yaptırım taleplerine destek vererek tüm seçeneklerin masada olması gerektiğini savunuyor. Öte yandan Almanya, Çekya, Bulgaristan, Macaristan ve Avusturya gibi ülkeler İsrail'e karşı somut adımlar atılmasını engelleyen tutumlarını sürdürüyor.
Son dönemde kamuoyu baskısını hisseden İtalya, İsrail ile savunma mutabakatını askıya alarak politikasında kısmi bir değişikliğe gitse de, Başbakan Giorgia Meloni'nin AB düzeyinde geniş çaplı bir yaptırıma yeşil ışık yakması beklenmiyor. Bu bölünmüşlük, Avrupa Birliği'nin Orta Doğu politikasında ortak bir ses çıkarmasını engellemeye devam ediyor.
AB'nin İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmesi, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik tezlerini güçlendirebilir ve bölgesel ticaret dinamiklerini etkileyebilir.
AB'nin İsrail ile ticareti kısıtlaması, alternatif tedarik zincirlerinde Türk şirketleri için yeni fırsatlar doğurabilir.
Türkiye'nin İsrail'e yönelik uyguladığı ticaret ambargosu, AB içindeki benzer tartışmalarla uluslararası arenada diplomatik zemin kazanabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



