ABD'de Kızamık Vakaları 35 Yılın Zirvesinde: Doktorlar Uyarıyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD'de düşen aşı oranları nedeniyle kızamık vakaları son 35 yılın zirvesine ulaştı. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, ülkenin kızamığı halk sağlığı tehdidi olmaktan çıkardığına dair statüsü tehlike altında.
Sadece temmuz ayına kadar doğrulanan kızamık vakaları, son 35 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz yılın verileriyle birleştirildiğinde, vaka sayısı önceki 25 yılın toplamını aşmış durumda. Uzmanlar, bu artışın temel nedeninin düşen aşılanma oranlarından kaynaklanan yerel salgınlar olduğunu belirtiyor.
ABD, çeyrek asırdır ilk kez kızamığı bir halk sağlığı tehdidi olarak ortadan kaldırmış olma kriterini karşılayamıyor. Bu statü, tek tük görülen salgınların bir yıl içinde sönümlenmesine bağlıydı. Ancak Utah'ta başlayan salgın, bir yıldan uzun süredir devam ediyor. Bu süreçte yaklaşık 400 kişi hastaneye kaldırıldı, üç kişi hayatını kaybetti ve en az üç kişide kalıcı semptomlar bırakan beyin şişmesi görüldü.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), ülkenin kızamık durumunu inceleyen kapsamlı bir raporu tamamlamak üzere. CDC'den bir bilim insanı, son 12 ay içinde virüs bulaşmasının durduğunu söylemenin imkansız olduğunu ifade etti. Hazırlanan bu iç rapor, daha sonra Amerika kıtasındaki ülkelerin kızamık eliminasyon statüsünü değerlendiren Pan Amerikan Sağlık Örgütü'ne sunulacak.
Pan Amerikan Sağlık Örgütü nihai kararını bu sonbaharda yapılacak yıllık toplantıda verecek. 2006-2015 yılları arasında CDC'nin bağışıklama grubunu yöneten Anne Schuchat, bu durumu bir "uyanış çağrısı" olarak nitelendirerek, insanların ağır şekilde hastalanmasının son derece üzücü olduğunu vurguladı.
Utah'taki çocuk doktorları, aşıyla önlenebilir hastalıkların geri dönüşüyle ön saflarda mücadele ediyor. Hastane çocuk doktoru Emilie Morris, çocukların hastaneye genellikle nefes darlığı, şiddetli dehidrasyon ve yüksek ateşle getirildiğini belirtiyor. Morris, çocukların nefes almakta zorlandığını ve gözlerinin donuklaştığını ifade ediyor.
Bir diğer çocuk doktoru Nathan Money ise aşısız çocuklarda tıbbi olarak çok daha agresif müdahaleler yapmak zorunda kaldıklarını açıklıyor. Money, "Çocuğun ateşi varsa ve aşısızsa, menenjit veya sepsis gibi hayati tehlike arz eden durumları ekarte etmek için daha fazla kan testi veya lomber ponksiyon (belden sıvı alma) gibi ağrılı işlemler yapmak zorunda kalıyoruz. Bu durum hem çocuklar hem de aileler için oldukça travmatik," diyerek durumun ciddiyetinin altını çiziyor.
ABD'deki kızamık salgını ve aşı karşıtlığı trendi, Türkiye'deki halk sağlığı politikaları ve aşılama kampanyaları için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Sağlık Bakanlığı, benzer salgınları önlemek için aşılama programlarını ve denetimleri sıkılaştırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



