ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Gizli 'Geri Göç Ofisi' Ortaya Çıktı
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi kanallarında yer almayan ve göçmenleri kendi vatandaşı olmadıkları üçüncü ülkelere göndermeyi finanse eden gizli bir "Geri Göç Ofisi" (Office of Remigration) kurduğu ortaya çıktı. Trump yönetiminin kitlesel sınır dışı politikalarının merkezinde yer alan bu ofisin, on milyonlarca dolarlık bütçeyi şeffaflıktan uzak bir şekilde yönettiği iddia ediliyor.
Bakanlığın sosyal medya hesaplarında veya resmi web sitesinde adı geçmeyen ofisin, yaklaşık bir yıl önce kurulduğu belirtiliyor. Konuya aşina bir kaynağa göre ofisin temel amacı, göçmenlerin vatandaşı dahi olmadıkları ülkelere sınır dışı edilmesini kolaylaştırmak için on milyonlarca doları bulabilen ödemeleri işlemek. Kaynaklar, bu işlemlerin neredeyse hiçbir denetim mekanizmasına tabi olmadan gerçekleştirildiğini vurguluyor.
İsmi açıklanmayan kaynak, fonların nereye gittiğinin bilinmediğini belirterek, "Liderliğimiz, uluslararası kuruluşlara veya STK'lara sağlanan federal fonlara uygulanan geleneksel hesap verebilirlik standartlarının burada geçerli olmayacağını bize açıkça ifade etti" açıklamasında bulundu. Bu durum, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk geçmişi olan ülkelerle yapılan anlaşmalara dair endişeleri artırıyor.
Ofisin isminde geçen "remigration" (geri göç) terimi, son yıllarda Avrupa'daki aşırı sağcı gruplar arasında popülerleşen ve Batılı ülkelerin tüm göçmenleri sınır dışı ederek eski ihtişamına kavuşabileceğini savunan tartışmalı bir ideolojiye dayanıyor. Eleştirmenler bu kavramı etnik temizlik ile eşdeğer tutarken, Temsilciler Meclisi üyesi Lois Frankel, göçmenlerin yerel bağları olmayan ve dillerini bilmedikleri ülkelere gönderilmesini "insanlık dışı ve zorlayıcı bir gündem" olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump ve göçmenlik danışmanı Stephen Miller, 2024 seçimleri öncesinde bu terimi sosyal medya paylaşımlarında kullanmıştı. Dışişleri Bakanlığı ise iddialara yanıt olarak gönderdiği isimsiz e-postada, ofisin ulusal güvenlik stratejisinin en önemli önceliklerini ele aldığını ve "Amerika'yı yeniden Amerikalılar için bir ülke yapma" vaadini eyleme dönüştürdüğünü savundu.
ABD'nin göçmenleri fon karşılığı üçüncü ülkelere gönderme politikası, dünyadaki en büyük mülteci nüfuslarından birine ev sahipliği yapan Türkiye'yi diplomatik olarak etkileyebilir.
ABD'nin bu tartışmalı modeli, küresel göç politikalarında emsal teşkil edebilir ve Türkiye'nin kendi göçmen stratejilerinde uluslararası baskı veya yeni anlaşma teklifleriyle karşılaşmasına yol açabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



