ABD İç Güvenlik Bakanlığı Üst Düzey Yetkilisi 'Göçmen Savaşı' Gerekçesiyle İstifa Etti
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) en üst düzey veri analisti ve İstatistik Ofisi İcra Direktörü Marc Rosenblum, Trump yönetiminin politikalarını sert bir dille eleştirerek istifa etti. Rosenblum, ayrılış gerekçesi olarak yönetimin "göçmenlere, federal çalışanlara ve gerçeklere karşı yürüttüğü savaşı" işaret etti.
İkinci Trump dönemi boyunca DHS; Amerikan şehirlerindeki ICE baskınları, artan gözaltı merkezleri ve bu verilerin gizlenmesi çabaları nedeniyle tartışmaların odağında yer alıyordu. Bugüne kadar kurumun gidişatını açıkça eleştirerek ayrılan yetkili sayısı oldukça azken, Marc Rosenblum bu sessizliği bozan ilk isimlerden biri oldu. Rosenblum, hafta sonu LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada, "Mevcut yönetimle ilişkimi sonlandırmaktan heyecan duyuyorum" ifadelerini kullandı.
Açıklamasının devamında Rosenblum, "Göçmenlere, federal çalışanlara ve gerçeklere açılan savaşın yanı sıra İran'daki çılgın savaş ve yüzsüz yolsuzluklar arasında, sadece bir değişikliğe ihtiyacım var" diyerek tepkisini dile getirdi. Hem ilk Trump hem de Biden yönetimlerinde görev yapan Rosenblum, siber güvenlik ihlallerinden sınır dışı işlemlerine kadar tüm departmanın istatistiklerini denetleyen kilit bir roldeydi.
Eski bir çalışma arkadaşının belirttiğine göre Rosenblum, 22 farklı alt birimden gelen ve tamamen birbirinden kopuk olan verileri birleştirmek gibi zorlu bir görevi üstlenmişti. Amacı, veri analizi süreçlerini merkezileştirerek sahil güvenlik müdahalelerinden sınır geçişlerine kadar tüm istatistikleri şeffaf bir şekilde sunmaktı. 2023 yılında bu göreve geldiğinde, verileri daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde yayınlama sözü vermişti.
Ancak ikinci Trump döneminde bu verilerin kendisi tartışma konusu haline geldi. İç Güvenlik İstatistikleri Ofisi'nin ICE gözaltıları ve sınır devriyesi karşılaşmalarına ilişkin web sitesi, ikinci dönemin başlamasından sadece haftalar sonra, 11 Şubat 2025 tarihinden bu yana güncellenmedi. Analistler, o tarihten bu yana Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) davalarıyla elde edilen bilgilerin eksik ve güvenilmez olduğunu belirtiyor.
Cato Enstitüsü Göç Çalışmaları Direktörü David Bier, kurumdan yapılan basın açıklamaları dışında gerçekte ne olup bittiğini değerlendirmenin ve kamuoyunu bilgilendirmenin hiçbir yolu kalmadığını vurguladı. Rosenblum ise çalışma arkadaşlarını överek, onların zorlu ve genellikle düşmanca bir çalışma ortamında yüksek kaliteli sonuçlar üreten uzmanlar olduğunu belirtti.
Biden döneminde üst düzey bir DHS sözcüsü olan Luis Miranda, Rosenblum'u "Her Amerikalının kariyer sahibi bir kamu görevlisinde isteyeceği tam bir örnek" olarak nitelendirdi. Miranda, mevcut yönetimin kendi aşırı söylemleriyle uyuşmayan bilgi güvenliği ve şeffaflık ilkelerini göz ardı ettiğini, bu nedenle şeffaflıktan sorumlu yetkililerin işlerini yapamamalarının şaşırtıcı olmadığını sözlerine ekledi.
ABD'nin göçmen politikalarındaki bu sertleşme ve veri gizleme eğilimi, ABD'ye göç etmeye çalışan veya vize başvurusu yapan Türk vatandaşlarını dolaylı olarak etkileyebilir.
ABD ile iş yapan veya personel gönderen Türk şirketleri, katılaşan göçmenlik politikaları nedeniyle vize süreçlerinde ek zorluklar yaşayabilir.
ABD'nin göçmenlik ve sınır güvenliği verilerini gizlemesi, uluslararası göçmenlik politikalarında şeffaflık endişelerini artırarak küresel standartları etkileyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



