ABD Nüfus Sayımında Belgesiz Göçmenler ve Azınlıklar Sayılmayabilir
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD Ticaret Bakanlığı tarafından dolaşıma sokulan yeni bir kural önerisi, 2030 nüfus sayımında (census) veri toplama süreçlerinde köklü değişiklikler öngörüyor. Sızdırılan belgelere göre, ırksal azınlıklar ve LGBTQ+ bireyler hakkındaki soruların kaldırılması ve belgesiz göçmenlerin sayım dışı bırakılması planlanıyor.
Önerilen kural, kişisel soruların dahil edilmesinden kaynaklanan "çarpıtmaları önlemek" amacıyla ırk ve cinsel yönelim sorularının nüfus sayımından çıkarılmasını talep ediyor. Ayrıca belgesiz göçmenlerin "gerçek bölge sakinleri" olmadıkları gerekçesiyle nüfus dağılımı hesaplamalarına dahil edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Bu durumun, ankete katılanların vatandaşlık durumunu sorgulayan bir sorunun yeniden eklenmesini zorunlu kılması bekleniyor.
Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Cumhuriyetçiler, 1950'den bu yana ilk kez nüfus sayımına bir vatandaşlık sorusu eklemeye çalışmıştı. Bu girişim Yüksek Mahkeme tarafından 5-4 oyla reddedilmiş olsa da, mahkeme kararı vatandaşlık sorularının doğası gereği anayasaya aykırı olduğuna hükmetmemişti.
Cornell Üniversitesi'nden nüfus sayımı uzmanı Danah Boyd, bu hamlenin doğrudan Oy Hakları Yasası'nı hedef aldığını belirtiyor. Boyd'a göre, bu verilerin toplanmaması bir seçim bölgesinin ağırlıklı olarak azınlıklardan oluşup oluşmadığı gibi temel değerlendirmelerin yapılmasını imkansız hale getirecek ve olası eşitsizliklerin siyasi olarak sorgulanmasını engelleyecek.
Nüfus sayımı verileri, kongre koltuklarının dağılımından nüfus büyüklüğüne göre tahsis edilen federal fonlara kadar pek çok alanı belirliyor. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'ndan (HHS) ismini vermek istemeyen bir yetkili, belgesiz bireylerin sayım dışı bırakılmasının, bu nüfusun yoğun olduğu bölgelerin kritik federal fonları kaybetmesine yol açacağını vurguluyor.
Cumhuriyetçiler ve Trump yönetimi uzun süredir nüfus sayımı metodolojilerini eleştiriyor. Yakın zamanda, anket katılımcılarının kimliklerinin tespit edilmesini önlemek için kullanılan differential privacy adlı istatistiksel yöntemin sonuçları yanlış yansıttığı iddia edilmişti. Cumhuriyetçi kanadın vatandaşlık sorusunu yeniden gündeme getirmesi, bu yöndeki siyasi baskıların artarak devam ettiğini gösteriyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



