ABD Ulusal Bilimler Akademisi İklim Değişikliği Raporları Yüzünden Siyasi Baskı Altında
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

ABD Ulusal Bilimler Akademisi (NASEM), hazırladığı iklim değişikliği raporları nedeniyle Cumhuriyetçi politikacıların ve fosil yakıt şirketlerinin yoğun baskısıyla karşı karşıya. Yargıçlar için hazırlanan bilimsel kanıt kılavuzunda iklim krizine yer verilmesi, kurumun federal fonlarını kaybetme tehlikesiyle yüzleşmesine yol açtı.
ABD İç Savaşı sırasında hükümete danışmanlık yapmak üzere kurulan Ulusal Bilimler Akademisi, ülkenin en prestijli bilimsel kuruluşlarından biri olarak kabul ediliyor. Bugüne kadar tartışmalı konularda raporlar hazırlarken siyasi krizlerden kaçınmayı başaran kurum, son dönemde Cumhuriyetçi politikacılarla ciddi bir gerilim yaşıyor. Politico'nun derinlemesine analizine göre, kurumun siyasi ateş çemberinden kaçma yeteneği artık sınırlarına ulaşmış durumda.
Akademi şu sıralar, aşırı hava olaylarının insan kaynaklı iklim değişikliği ile bağlantısını inceleyen uzman bir rapor hazırlıyor. Bu durum, özellikle fosil yakıt şirketleri arasında büyük bir endişe yaratıyor. Şirketler, bu raporun kendilerine karşı açılan çok sayıda davada bir sorumluluk kanıtı olarak kullanılmasından korkuyor.
Krizin temelinde, önceki yönetimler döneminde başlatılan projeler yatıyor. Bunlardan en önemlisi, yargıçların mahkemeye gelen bilimsel sorunları nasıl ele alacaklarını belirlemelerine yardımcı olmak için hazırlanan Bilimsel Kanıtlar Referans Kılavuzu'nun dördüncü baskısı oldu. Bu yeni baskı, tarihinde ilk kez iklim değişikliği üzerine özel bir bölüm içeriyordu.
Ancak Cumhuriyetçi eyalet başsavcıları bu duruma sert tepki gösterdi. Başsavcılar, insan kaynaklı iklim değişikliğinin "kanıtlanmış bir bilim" olarak ele alınmasını tarafsızlık ilkesinin ihlali olarak değerlendirdi. Baskılar sonucunda Federal Yargı Merkezi bu bölümü kılavuzdan çıkarırken, Ulusal Bilimler Akademisi raporun orijinal halini kendi web sitesinde yayınlamaya devam etme kararı aldı.
Akademinin geri adım atmaması üzerine Kongre'deki Cumhuriyetçiler devreye girdi. 11 temsilciden oluşan bir grup, Yönetim ve Bütçe Dairesi başkanına bir mektup göndererek NASEM'in tüm federal fonlardan men edilip edilmemesi gerektiğinin soruşturulmasını talep etti. Politikacılar, iklim bilimine karşı çıkan farklı görüşlere sahip bilim insanlarının rapor sürecine dahil edilmemesini eleştirdi.
Tartışmaların merkezinde ise "ilişkilendirme" (attribution) sorunu yer alıyor. Bilim insanları, bireysel hava olaylarında küresel ısınma etkilerini tespit edip edemeyeceklerini araştırıyor. Birkaç on yıl önce imkansız olan bu tespitler, günümüzde gelişen bilimsel yöntemlerle mahkeme salonlarına taşınma potansiyeli taşıyor.
ABD'deki bu bilimsel ve hukuki tartışmalar, Türkiye'deki iklim davaları ve çevre politikaları için emsal teşkil edebilir.
Türkiye'de faaliyet gösteren enerji ve fosil yakıt şirketleri, küresel çapta artan hukuki baskılardan dolaylı olarak etkilenebilir.
İklim değişikliğinin hukuki bir sorumluluk olarak kabul edilmesi, Türkiye'deki çevre mevzuatını ve şirketlerin sürdürülebilirlik raporlamalarını etkileyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



