ABD ve İran Anlaşmasına İsrail'den Tepki: "Trump'ın Anlaşması Bizi Bağlamaz"
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

ABD ile İran arasında 107 gün süren çatışmaları sona erdirecek mutabakatın duyurulması, İsrail cephesinde derin çatlaklara yol açtı. İsrailli aşırı sağcı bakanlar anlaşmanın kendilerini bağlamadığını açıklarken, ABD Başkanı Donald Trump anlaşma öncesi Lübnan'ı vuran İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya sert tepki gösterdi.
Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan ve 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanması planlanan ABD-İran anlaşması, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Ancak anlaşmanın duyurulmasına saatler kala İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırı, Washington yönetiminde rahatsızlık yarattı. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu hedef alarak, "Netanyahu niye saldırmak zorundaydı? Onun hiçbir muhakeme yeteneği yok. Anlaşmaya saatler kala Lübnan'a saldırdılar, inanamadım." ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca, İran ile yapılan anlaşmanın tüm Ortadoğu'ya barış getireceğini ve Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz ulaşıma açılacağını belirtti. İsrail'in ABD'ye minnettar olması gerektiğini savunan Trump, "İran'ın nükleer silahı olsaydı, İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin diplomatik adımlarına rağmen İsrail kabinesinden peş peşe itirazlar yükseldi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail'in ABD'nin bir sömürgesi olmadığını belirterek, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail bağımsız bir devlettir." çıkışını yaptı. Ben-Gvir, Hizbullah tamamen tasfiye edilene kadar işgal edilen bölgelerden çekilmemeleri gerektiğini savundu.
Benzer bir tepki de İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'dan geldi. Katz, ordunun Lübnan'dan çekilmesine karşı olduklarını vurgulayarak, olası bir İran saldırısına misliyle karşılık vereceklerini ifade etti. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İsrail'in İran rejimini devirmek için savaşı kendi başına sürdürmesi gerektiğini iddia etti.
Diplomatik kriz sürerken, İsrail ordusu ateşkes kararlarına rağmen Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarına devam ediyor. Netanyahu, sosyal medya üzerinden Beyrut'un Dahiye bölgesindeki Hizbullah hedeflerinin vurulduğunu doğrulayan görüntüler paylaştı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise bölge ülkeleriyle temas kurarak İsrail'in saldırılarını derhal durdurması çağrısında bulundu.
İsrail'in yoğun hava saldırıları nedeniyle Lübnan'da yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyonu aştığı bildiriliyor. Bölgedeki insani kriz derinleşirken, ABD ve İran arasındaki mutabakatın sahada nasıl bir karşılık bulacağı uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.
ABD ve İran arasındaki olası bir barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması, Türkiye'nin bölgesel ticaretini ve enerji güvenliğini olumlu etkileyebilir; ancak İsrail'in Lübnan'daki saldırgan tutumu bölgesel istikrarsızlık riskini canlı tutuyor.
Hürmüz Boğazı'nın açılması ve deniz ablukasının kalkması, Türk lojistik ve enerji şirketlerinin bölgedeki operasyon maliyetlerini düşürebilir.
Türkiye'nin Ortadoğu'daki diplomatik arabuluculuk rolü ve dış politika stratejileri, bu yeni ABD-İran eksenine göre yeniden şekillenebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



