ABD ve Suudi Arabistan, Sivil Nükleer Program Anlaşmasını Duyurmaya Hazırlanıyor
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Suudi Arabistan ile sivil bir nükleer program yürütülmesine olanak tanıyacak kapsamlı bir anlaşmayı açıklaması bekleniyor. 30 yıl sürecek bu işbirliği, Orta Doğu'daki enerji ve güvenlik dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
ABD medyasında yer alan ve üst düzey yetkililere dayandırılan haberlere göre, kurulacak nükleer tesis ABD desteğiyle inşa edilecek. Elektrik santrali yakıtı üretme amacıyla kurulacak bu tesisin, ilerleyen aşamalarda nükleer bomba yapımında kullanılabilecek zenginleştirilmiş uranyum üretme kapasitesine de sahip olabileceği belirtiliyor.
Anlaşmanın en dikkat çekici yanlarından biri, Suudi Arabistan'ın ithal yakıta bağımlı kalmak yerine kendi topraklarında uranyum zenginleştirme izni alabilme ihtimali. Bu durum, ABD'nin 2009 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile imzaladığı ve yakıt üretimine katı kısıtlamalar getiren anlaşmadan belirgin bir şekilde ayrılıyor.
Nükleer enerji uzmanları ve eski İsrailli yetkililer, bu adımın Riyad yönetiminin gelecekte nükleer silah geliştirmesine zemin hazırlayabileceğinden endişe ediyor. Özellikle İran'ın nükleer programı üzerinden bölgede yaşanan gerilimler göz önüne alındığında, bu anlaşmanın nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarına zarar verebileceği savunuluyor.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 2018 yılında yaptığı bir açıklamada ülkesinin nükleer silah edinme planı olmadığını belirtmiş, ancak "İran nükleer bomba geliştirirse hiç şüphesiz biz de mümkün olan en kısa sürede aynısını yaparız" ifadelerini kullanmıştı. Öte yandan, anlaşmanın Riyad'ın İsrail ile diplomatik ilişkilerini normalleştirmesi şartına bağlanmadığı bildirildi.
Wall Street Journal'ın aktardığına göre, Donald Trump tarafından onaylanan ve 30 yıl yürürlükte kalacak olan planın bir sonraki durağı ABD Kongresi olacak. İşbirliği süresinin bitiminde, ABD'nin itiraz etmesi halinde Suudi Arabistan'ın 10 yıl boyunca bağımsız uranyum zenginleştirmesi yasaklanacak.
Cumhuriyetçi Parti'nin Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elinde bulundurmasına rağmen, her iki partiden de bazı Kongre üyelerinin bu nükleer anlaşma tasarısına karşı çıkması ve sürecin zorlu geçmesi bekleniyor.
Suudi Arabistan'ın nükleer kapasite kazanması, Orta Doğu'daki güç dengelerini değiştirerek Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve enerji politikalarını doğrudan etkileyebilir.
Türk inşaat ve enerji şirketleri, Suudi Arabistan'daki olası nükleer tesis projelerinde alt yüklenici olarak yer alma fırsatı bulabilir.
Bölgedeki nükleerleşme eğilimi, Türkiye'nin kendi nükleer enerji programını hızlandırmasına ve bölgesel güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



