Akrep Zehri ve Habanero Biberinden Dirençli Bakterilere Karşı Yeni Antibiyotik
2 dk okumawired
PAYLAS:

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) araştırmacıları, tüberküloz ve antibiyotik direnciyle mücadele etmek için doğadan ilham alan yenilikçi bir çözüm buldu. Bilim insanları, akrep zehri ve habanero biberinden elde edilen bileşenleri kullanarak dirençli bakterilere karşı etkili üç yeni antibiyotik geliştirmeyi başardı.
UNAM Biyoteknoloji Enstitüsü'nden Lourival Domingos Possani Postay liderliğindeki ekip, Veracruz eyaletine özgü Diplocentrus melici türü akrebin zehrinden iki yeni ilaç üretti. Araştırmacılar, toksinden amino asit içermeyen ve "benzokinon" olarak adlandırılan iki renksiz molekül izole etti. Havayla temas ettiğinde oksitlenerek biri maviye, diğeri kırmızıya dönüşen bu moleküller, laboratuvar ortamında sentezlenerek biyolojik testlere tabi tutuldu.
Stanford Üniversitesi'nden fiziksel kimya uzmanı Richard Zare'nin de doğruladığı bulgulara göre, mavi benzokinon tüberküloza neden olan bakterilere karşı güçlü bir etki gösteriyor. Kırmızı molekül ise hastane ortamlarında zatürre ve menenjit gibi ölümcül komplikasyonlara yol açabilen Staphylococcus aureus bakterisine karşı oldukça etkili.
Fareler üzerinde yapılan testlerde mavi molekülün tüberküloza karşı son derece başarılı bir antibiyotik olduğu kanıtlandı. Ayrıca bu maddenin, hastanelerde sıkça rastlanan ve yüksek direnç gösteren fırsatçı patojen Acinetobacter baumannii'yi de yok edebildiği keşfedildi. Akrep zehrinden elde edilen bu moleküller Meksika ve Güney Afrika'da patentlendi. Ekip şu anda ilaçların vücuda güvenle verilebilmesi için koruyucu nanopartiküller geliştirmeye odaklanıyor.
Eş zamanlı olarak yürütülen bir başka projede ise Gerardo Corzo Burguete liderliğindeki ekip, habanero biberinde (Capsicum chinense) bulunan "defensin J1-1" adlı bir peptit keşfetti. Bu keşif üzerinden geliştirilen XisHar J1-1 adlı biyoteknolojik ilaç, Dünya Sağlık Örgütü'nün yüksek öncelikli patojenler listesinde yer alan Pseudomonas aeruginosa bakterisine karşı başarılı sonuçlar verdi.
Geleneksel antibiyotiklere karşı ciddi bir direnç gösteren bu bakteriler, özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda ağır enfeksiyonlara neden oluyor. Araştırmacılar, klinik deney aşamasına geçebilmek ve bu bileşikleri büyük ölçekli üretime taşımak için ulusal ilaç şirketleriyle iş birliği arayışlarını sürdürüyor.
Bu gelişme, Türkiye'deki hastanelerde sıkça karşılaşılan antibiyotik dirençli enfeksiyonların tedavisinde yeni nesil ilaçların kullanılmasına kapı aralayabilir.
Türk ilaç şirketleri, bu yeni moleküllerin üretimi veya klinik testleri için uluslararası iş birlikleri kurabilir.
Biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren Türk girişimleri için doğa kaynaklı antibiyotik araştırmaları yeni bir yatırım alanı oluşturabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



