Alzheimer Tedavisinde Yeni Dönem: Sadece Bilim Yeterli Değil
2 dk okumawired
PAYLAS:

Alzheimer araştırmaları, onlarca yıldır geliştirilen tedavilerin nihayet hastalara ulaşmaya başlamasıyla yeni bir evreye giriyor. Ancak University College London Nörolojik Hastalıklar Moleküler Biyolojisi Başkanı John Hardy'ye göre, bu ilerlemelerin geniş kitlelere ulaşması sadece bilimsel başarılara değil, aynı zamanda siyasi iradeye ve teşhis altyapısına bağlı.
1990'larda beyindeki amiloid proteininin Alzheimer hastalığındaki merkezi rolünü tanımlayan Hardy, bu keşfin hızla bir tedaviye dönüşeceği konusunda başlangıçta "safça iyimser" olduğunu belirtiyor. Bilim dünyasının ilk hatasının, hastalığa yakalanmış kişilerin beynindeki amiloidi temizlemek yerine oluşumunu engellemeye çalışmak olduğunu vurgulayan araştırmacı, artık ilaçların ne yapması gerektiğini bildiklerini ifade ediyor.
Son yıllarda geliştirilen Donanemab ve Lecanemab gibi ilaçlar, beyinde halihazırda oluşmuş amiloid birikintilerini temizleyebiliyor. 2022'de sonuçları yayımlanan Lecanemab klinik deneyi, bir ilacın Alzheimer hastalarında bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini ilk kez kanıtladı. Ancak Hardy, bu ilaçların hastalığı tamamen durdurmadığını, sadece yavaşlattığını belirtiyor.
Alzheimer hastalığının genellikle sekiz veya dokuz yıl içinde ilerlediğini belirten Hardy, Lecanemab'ın bu süreci 11 veya 12 yıla çıkarabileceğini öngörüyor. Bu durum hastalara zaman kazandırsa da, araştırmacılar daha etkili çözümler bulmak zorunda. Bu noktada, genetik ve biyobelirteçler kullanılarak teşhisin iyileştirilmesi en önemli önceliklerden biri olarak öne çıkıyor.
Şu anda Lecanemab gibi ilaçlar ABD'de FDA onayı alarak Medicare kapsamında sunulurken, İngiltere'de sadece özel hastalar bu tedaviye erişebiliyor. Ayrıca, Gantenerumab adlı bir diğer anti-amiloid ilacının daha yüksek dozlarda semptomları geciktirebileceği görülüyor. Ancak tüm bu gelişmelerin tabana yayılması için demans hizmetlerine ciddi yatırımlar yapılması gerekiyor.
Uzmanlık merkezleri dışında hastaların genellikle spesifik olarak Alzheimer yerine genel bir demans teşhisi aldığını belirten Hardy, "Demans teşhisi konan kişilerin sadece yüzde 60'ı aslında Alzheimer hastası" diyor. Bilim insanlarının daha etkili ilaçlar ve erken teşhis yöntemleri geliştirmeye devam ettiğini vurgulayan Hardy, bu sürecin başarıya ulaşması için güçlü bir siyasi iradenin ve sağlık yatırımlarının şart olduğunun altını çiziyor.
Yeni nesil Alzheimer ilaçlarının ve erken teşhis teknolojilerinin gelişimi, Türkiye'deki nöroloji ve geriatri servislerinin altyapı ihtiyaçlarını doğrudan etkileyecektir.
Türk sağlık sektörü ve hastaneler, yeni biyobelirteç testleri ve teşhis araçlarına uyum sağlamak durumunda kalabilir.
Sağlık Bakanlığı ve SGK'nın, FDA onaylı yeni nesil Alzheimer ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınması konusunda yeni düzenlemeler yapması gerekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


