Avrupa'da İklim Krizi Enerji Sistemini Vuruyor: Fransa Üç Nükleer Reaktörü Kapattı
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Avrupa'da giderek şiddetlenen iklim değişikliği ve kuraklık, kıtanın enerji altyapısında ciddi aksamalara neden oluyor. Elektrik üretiminin büyük bir kısmını nükleer enerjiden sağlayan Fransa, nehirlerdeki su seviyelerinin kritik eşiğin altına düşmesi sebebiyle üç nükleer reaktörünü devre dışı bıraktı.
Fransa'nın nükleer enerji kurumu EDF, Meuse ve Moselle nehirlerindeki su seviyelerinin tehlikeli boyutlarda azalması üzerine harekete geçti. Şirket, Chooz ve Cattenom nükleer santrallerinde bulunan toplam üç reaktörün faaliyetini durdurduğunu açıkladı. Bu kararın, Fransa ve Belçika'daki su kullanıcıları için yeterli nehir akışını korumak ve 1998 yılında imzalanan su kullanım anlaşmalarına uymak amacıyla alındığı belirtildi.
Nükleer santrallerin güvenli bir şekilde çalışabilmesi için sürekli ve yüksek hacimli soğutma suyuna ihtiyaç duyuluyor. Santraller, kullandıkları suyu belirli bir sıcaklık artışıyla doğaya geri bırakıyor. Ancak kuraklık dönemlerinde nehir debilerinin düşmesi ve su sıcaklıklarının artması, katı çevre mevzuatlarının devreye girmesine neden oluyor. Ekosistemin zarar görmesini engellemek için santrallerin enerji üretimini kısıtlaması veya tamamen durdurması gerekiyor.
Bu son gelişme, Fransa'nın yaz aylarında karşılaştığı ilk kesinti değil. Daha önce Bugey, Tricastin ve Saint-Alban santrallerindeki reaktörlerde de üretim azaltılmıştı. Temmuz ayındaki sıcak hava dalgası sırasında yedi farklı reaktörde güç üretimi düşürülmüş ve ülkenin toplam nükleer elektrik üretimi yaklaşık yüzde 9 oranında gerilemişti.
Enerji analiz şirketi ICIS verilerine göre, Fransa yalnızca haziran ve temmuz aylarında sıcaklık ve su kısıtlamaları nedeniyle 3,7 teravat saatin üzerinde nükleer elektrik üretimi kaybetti. Ülkedeki 57 nükleer reaktörün toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşıladığı düşünüldüğünde, bu kayıplar hem iç pazarı hem de komşu Avrupa ülkelerindeki elektrik fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Kriz sadece Fransa ile sınırlı kalmıyor. Avrupa'nın en önemli su yollarından Ren ve Tuna nehirlerinde de tarihi su kayıpları yaşanıyor. Ren Nehri'nde su seviyesi 1880'den bu yana en düşük noktaya gerilerken, Tuna Nehri'nin bazı bölgelerinde su derinliği 10 santimetrenin altına düştü. Bu durum, Avrupa'nın en büyük limanı olan Rotterdam'dan yapılan yük taşımacılığını da yüzde 10 oranında azalttı.
Orta Avrupa'da da benzer bir tablo hakim. Macaristan'da bulunan Paks Nükleer Santrali, Tuna Nehri'ndeki düşük su seviyesi nedeniyle durma noktasına geldi. Uzmanlar, iklim krizi kaynaklı yeni sıcak hava dalgalarının yaşanması halinde enerji ve lojistik sektörlerindeki tablonun daha da ağırlaşabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Avrupa'daki enerji arzı sıkıntıları ve lojistik krizler, Türkiye'nin Avrupa ile olan ihracat maliyetlerini ve enerji piyasalarındaki dolaylı fiyatlamaları etkileyebilir.
Ren nehri gibi önemli lojistik rotalarındaki aksamalar, Avrupa'ya ihracat yapan Türk şirketlerinin navlun maliyetlerini artırabilir.
Akkuyu gibi Türkiye'deki nükleer santral projelerinde soğutma suyu ve iklim değişikliği senaryolarının mevzuatta daha sıkı denetlenmesine yol açabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



