Avrupa'nın En Büyük Limanı Rotterdam'a 'Yeşil Dönüşüm' Baskısı
2 dk okumabbc-tech
PAYLAS:

Avrupa'nın en büyük yük limanı olan Rotterdam Limanı, fosil yakıtlara olan bağımlılığı ve yüksek karbon emisyonları nedeniyle çevreci grupların artan baskısıyla karşı karşıya. Liman yönetimi emisyonları azaltmak için hidrojen merkezleri ve karbon yakalama projeleri geliştirirken, çevreciler daha somut bir fosil yakıttan çıkış planı talep ediyor.
Hollanda'da Ren ve Maas nehirlerinin deltasında yer alan Rotterdam Limanı, Avrupa'nın en büyük yük merkezi konumunda bulunuyor. Tek başına tüm Birleşik Krallık limanlarının toplamı kadar kargo elleçleyen bu devasa tesis, aynı zamanda Shell'in Avrupa'daki en büyük rafinerisi de dahil olmak üzere beş büyük rafineriye ev sahipliği yapıyor. CE Delft tarafından yapılan araştırmaya göre, limandan geçen fosil yakıtlar yılda yaklaşık 600 megaton CO2 emisyonuyla bağlantılı.
Limanın kendi endüstriyel kümelenmesi yılda yaklaşık 29 milyon ton CO2 yayıyor ve bu rakam Hollanda'nın yerel emisyonlarının yaklaşık yarısına denk geliyor. Bu devasa karbon ayak izi, limanı çevreci grupların hedefi haline getirdi. "Advocates for the Future" adlı çevre grubu, Rotterdam Liman İşletmesi'nin fosil tabanlı enerjiyi aşamalı olarak sonlandırmak için yeterli çabayı göstermediği gerekçesiyle dava açtı.
Liman yetkilileri, doğrudan ve satın alınan enerji emisyonlarını 2019 ile 2030 yılları arasında %90 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu plan kapsamında şirketlerin yeni yakıtları test edebileceği bir hidrojen merkezi kurulması ve gemilerin rıhtımda yakıt yakmak yerine şebekeye bağlanabilmesi için kıyı elektriğine yatırım yapılması planlanıyor. Ayrıca LNG, biyoyakıtlar ve metanol gibi alternatif yakıtların desteklenmesi de gündemde.
Kısa vadeli çözümler arasında CCS (Karbon Yakalama ve Depolama) teknolojileri öne çıkıyor. Liman yetkilisi Mark van Dijk, endüstriyel emisyonları açık denize taşıyacak olan Porthos projesi ile CO2'nin yakalanıp tükenmiş gaz sahalarında depolanmasına odaklandıklarını belirtiyor. Ancak çevreciler, devlet destekli bir işletmenin sadece emisyonları yönetmekle kalmayıp, yeşil enerji dönüşümünü hızlandırmak için yasal sorumluluk alması gerektiğini savunuyor.
Liman yönetimi kirleticilerle birlikte çalışarak onları aşamalı olarak sistemden çıkarmaya çalışsa da, önemli bir açmazla karşı karşıya. Limandaki en büyük emisyon kaynaklarının çoğu ABD veya Çin merkezli küresel şirketlerden oluşuyor. Rotterdam'daki çevre kuralları çok sıkılaşırsa, geçmişte Shell ve Unilever'in yaptığı gibi bu şirketlerin operasyonlarını başka ülkelere kaydırma riski bulunuyor.
Avrupa'daki limanların yeşil dönüşüm standartları, Türkiye'nin AB ile olan lojistik ve ihracat süreçlerini doğrudan etkileyecek yeni düzenlemelerin habercisi niteliğinde.
Avrupa'ya taşımacılık yapan Türk lojistik ve denizcilik şirketleri, yeni emisyon standartlarına ve alternatif yakıt (LNG, metanol) zorunluluklarına uyum sağlamak zorunda kalabilir.
AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında, Türk limanlarının da uluslararası rekabetçiliğini korumak için benzer yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon adımları atması gerekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



