Batı Şeria'da İsrailli Yerleşimci Şiddeti: "Saldırılar Haklı Bir İntikam"
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan yasa dışı Havat Gilad yerleşiminde yaşayan İsrailli avukat Yehuda Şimon, Filistinlilere yönelik artan şiddet eylemlerini savundu. Geçtiğimiz günlerde yaşanan çatışmaların ardından konuşan Şimon, bir Yahudi'nin hayatının milyonlarca Filistinliye bedel olduğunu iddia ederek uluslararası hukuku tanımadıklarını belirtti.
Batı Şeria'nın iç kesimlerinde, birkaç tepeye yayılan Havat Gilad yerleşimi, son günlerde artan şiddet olaylarının merkez üssü haline geldi. Geçtiğimiz Cuma günü Tal köyünde yaşanan bir çatışmada İsrailli bir güvenlik görevlisinin öldürülmesinin ardından, bölgedeki Filistin köylerine yönelik bir dizi yerleşimci saldırısı gerçekleşti. Olaylar sonucunda dört Filistinli ve bir İsrail askeri hayatını kaybetti.
Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri nedeniyle tutuklanan İsraillileri savunan bir kuruluşta avukat olan Yehuda Şimon, bu saldırıları "haklı bir intikam" olarak nitelendirdi. Şimon, güvenlik görevlisinin öldürülmesine karşılık olarak çevre köylerdeki tüm insanların hedef alınması gerektiğini savundu. Muhabirin, bir Yahudi yaşamını binlerce Filistinlinin yaşamıyla eş tutup tutmadığı sorusuna ise, "Bir Yahudi hayatı, 10 milyon Filistinli eder" şeklinde yanıt verdi.
Şimon, sözlerinin ırkçı olduğu yönündeki eleştirileri kabul ederek, "Evet, biliyorum. Ama gerçek bu, çünkü Tanrı bizi seçti" ifadelerini kullandı. Birçok İsrailli tarafından reddedilse de bu tür aşırı görüşler, bölgede giderek genişleyen yerleşimlerin ve artan şiddetin temel motivasyonunu anlamak açısından kritik bir önem taşıyor. Bölgedeki birçok yerleşimci, bu toprakların Tanrı tarafından kendilerine verildiğine inanıyor.
Hem İsrail'in resmi yerleşimleri hem de Havat Gilad gibi yetkisiz karakollar, uluslararası hukuk kurallarına göre yasa dışı kabul ediliyor. İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now, karakolun bulunduğu arazinin büyük bölümünün Filistinlilere ait özel mülk olduğunu belirtiyor. Buna rağmen, mevcut İsrail hükümetinin politikaları doğrultusunda yerleşimlerin genişlemesi ve aşırı sağcı unsurların teşvikiyle bölgedeki gerilimin daha da tırmanmasından endişe ediliyor.
Batı Şeria'daki bu tür aşırılıkçı eylemler ve söylemler, Türkiye'nin İsrail'e yönelik diplomatik tepkilerini ve uluslararası arenadaki Filistin'e destek politikalarını doğrudan etkilemektedir.
Türkiye'nin uluslararası platformlarda ve mahkemelerde İsrail'in yasa dışı yerleşim politikalarına karşı yürüttüğü diplomatik ve hukuki süreçleri hızlandırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.

