En Umut Verici Ebola Aşısı Fon Yetersizliği Nedeniyle 15 Yıldır Rafta Bekliyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

Teksas Üniversitesi araştırmacıları tarafından 15 yıl önce geliştirilen ve ebola virüsünün Bundibugyo varyantına karşı etkili olduğu kanıtlanan aşı, fon yetersizliği ve ticari ilgi eksikliği nedeniyle hala insanlı test aşamasına geçemedi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da yayılan yeni salgın, zamanında yapılmayan yatırımların küresel sağlık üzerindeki kritik etkilerini yeniden gündeme getirdi.
2011 yılında virolog Thomas Geisbert liderliğindeki ekip, Bundibugyo varyantı ile enfekte olan makaklar üzerinde başarılı sonuçlar elde etti. Aşısız maymunların üçte ikisi hayatını kaybederken, aşılanan deneklerde hiçbir semptom görülmedi. Ancak bu umut verici rVSV (rekombinant veziküler stomatit virüsü) aşısı, aradan geçen yıllara rağmen insanlı deneyler için gerekli finansmanı bulamadı.
Şu anda Orta ve Doğu Afrika'da yüzlerce kişiyi etkileyen ve yaklaşık 200 kişinin ölümüne yol açan yeni bir salgın yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Geisbert'in geliştirdiği formülü en umut verici aday olarak gösterse de, aşının güvenlik ve etkinlik testlerinin tamamlanması aylar sürebilir.
Aşının geliştirilme süreci, 2000'li yılların başında ABD Ordusu'nun biyolojik silah tehditlerine karşı başlattığı bir savunma projesine dayanıyor. 2003 yılında tek dozluk bir aşı ile ebolaya karşı koruma sağlanabileceği kanıtlansa da, ilaç şirketleri bu alanda küresel bir pazar görmediği için projeye yatırım yapmaktan kaçındı. Geisbert, o dönemi "Ebola aşısı için küresel bir pazar yoktu, kimse bunu üstlenmek istemedi" sözleriyle özetliyor.
2013-2016 yılları arasında Batı Afrika'da 11.300 kişinin ölümüne neden olan Zaire varyantı salgını, aşı geliştirme süreçlerine ivme kazandırmıştı. Geisbert'in çalışmaları temel alınarak Merck tarafından üretilen Ervebo aşısı, virüsün yayılmasını durdurmada büyük başarı sağladı. Ancak ölüm oranının daha düşük olması ve nadir görülmesi nedeniyle Bundibugyo varyantı o dönemde önceliklendirilmedi.
Uzmanlar, düşük riskli olarak değerlendirilen patojenlerin bile zamanla büyük küresel sağlık krizlerine dönüşebileceği konusunda uyarıyor. Rafta bekleyen bu aşı, bilimsel hazırlığın tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda proaktif finansman ve üretim planlamasının da hayati önem taşıdığını gösteriyor.
Afrika'daki ebola salgını ve aşı tedarikindeki sorunlar, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bulaşıcı hastalık hazırlık stratejilerini dolaylı olarak etkileyebilir.
Sağlık Bakanlığı'nın Afrika'dan gelen yolcular için sınır kapılarında ve havalimanlarında uyguladığı tarama protokollerinin güncellenmesine neden olabilir.
Türkiye'deki yerli aşı ve biyoteknoloji çalışmalarında, ticari getirisi düşük ancak stratejik önemi yüksek patojenlere yönelik devlet destekli fonların artırılmasını teşvik edebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



