Fransa'da Marine Le Pen'in Siyasi Yasağı Kısaltıldı, Elektronik Kelepçe Cezası Verildi
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

Fransa'da temyiz mahkemesi, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Marine Le Pen'in Avrupa Birliği fonlarını usulsüz kullandığı gerekçesiyle aldığı mahkumiyet kararını onadı. Mahkeme, Le Pen'in kamu görevinden men süresini kısaltarak 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmasının önünü açsa da, bir yıllık elektronik kelepçe cezası siyasi dengeleri değiştirebilir.
Temyiz mahkemesinin aldığı yeni karara göre, Marine Le Pen'in kamu görevine aday olmasını engelleyen süre 45 ay olarak belirlendi ve bunun 30 ayı ertelendi. Geçtiğimiz yıl başlayan fiili 15 aylık yasağın büyük bölümü tamamlandığı için, aşırı sağcı liderin Nisan 2027'de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday olmasının önündeki hukuki engel teorik olarak kalktı.
Buna karşılık mahkeme, Le Pen'i üç yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu cezanın iki yılı ertelenirken, kalan bir yılın elektronik kelepçe ile infaz edilmesine hükmedildi. Bu durum, olası bir seçim kampanyasını hem siyasi imaj hem de pratik açıdan oldukça zorlaştırıyor.
Le Pen daha önce yaptığı açıklamalarda, elektronik kelepçeyle ceza infaz edilirken bir seçim kampanyası yürütmeye sıcak bakmadığını belirtmişti. Bu cezanın seçim çalışmalarını aksatacağını ve aday olarak konumunu zayıflatacağını savunan deneyimli siyasetçinin, yapacağı resmi açıklamayla siyasi rotasını netleştirmesi bekleniyor.
Kararın, göç karşıtı Ulusal Birlik (RN) partisi içinde de yeni bir dönemi başlatabileceği değerlendiriliyor. Parti aylardır Le Pen'in aday olamaması ihtimaline karşı, 30 yaşındaki parti başkanı Jordan Bardella'nın ön plana çıkacağı alternatif bir senaryo üzerinde çalışıyordu.
Kamuoyu yoklamaları, hem Le Pen'i hem de Bardella'yı Fransa siyasetinde ikinci tura kalabilecek güçlü adaylar arasında gösteriyor. Hatta son dönemde yayımlanan bazı anketler, Bardella'nın ilk turda Le Pen'den daha yüksek oy oranına ulaşabileceğine işaret ediyor.
Le Pen hakkındaki dava, Avrupa Parlamentosu milletvekili danışmanları için ayrılan fonların usulsüz biçimde kullanılarak Fransa'daki parti çalışanlarının maaşlarının ödenmesi suçlamasına dayanıyor. Mahkeme, Le Pen'in bu finansal düzenekte merkezi bir rol oynadığı sonucuna varırken, Le Pen iddiaları sürekli olarak reddetti.
Söz konusu mahkumiyet kararı, Fransa içindeki ve yurt dışındaki müttefiklerin sert tepkisine neden olmuştu. Destekçileri yargının demokratik siyasi rekabete müdahale ettiğini savunurken, muhalif kesimler seçilmiş siyasetçilerin de hukukun üstünlüğü ilkesine tabi olması gerektiğini vurguluyor.
Fransa'da aşırı sağın 2027 seçimlerinde iktidara gelme veya güçlenme ihtimali, Türkiye-Fransa ilişkilerini ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan diyalogunu doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir.
Aşırı sağın Fransa'da güçlenmesi, uzun vadede Türkiye ile Avrupa arasındaki ticari anlaşmaları ve Gümrük Birliği güncellemelerini siyasi engellerle karşı karşıya bırakabilir.
Le Pen veya Bardella'nın olası bir cumhurbaşkanlığında, Fransa'nın Türkiye'ye yönelik göç, vize ve Avrupa Birliği genişleme politikalarında daha katı düzenlemelere gitmesi beklenebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



