Hindistan, Tarım Teknolojileriyle Küresel Çilek Pazarında Süper Güç Olmayı Hedefliyor
2 dk okumabbc-tech
PAYLAS:

Hindistan'ın batısındaki dağlık Mahabaleshwar bölgesi, ülkedeki çilek üretiminin %85'ini karşılarken, çiftçiler iklimsel zorluklar ve ithal bitki bağımlılığıyla mücadele ediyor. Bölgedeki tarım uzmanları ve araştırmacılar, yüksek teknoloji seralar ve genetik mutasyon çalışmalarıyla Hindistan'ın ilk yerli ve iklime dayanıklı çilek türünü geliştirmeyi hedefliyor.
1000 metrenin üzerindeki rakımıyla Kasım ve Mart ayları arasında serin bir büyüme sezonu sunan Mahabaleshwar, çilek yetiştiriciliği için ideal bir ortama sahip. Ancak çiftçiler için bu süreç oldukça riskli ve emek yoğun geçiyor. Çiftçi Sheetal Danavle, ani bastıran şiddetli yağmurların tüm mahsulü mahvedebileceğini ve büyük zararlara yol açabileceğini belirtiyor.
Çilek bitkilerinin tohumdan yetiştirilmemesi ve her sezon yenilenmesi gerekiyor. Bu durum, çiftçileri her yıl binlerce dolarlık yeni bitki yatırımı yapmaya zorluyor. Üstelik sektör, Kaliforniya, Florida, İtalya ve İspanya'dan ithal edilen çeşitlere bağımlı durumda.
Lisanslı bir çilek üreticisi olan Tara Farms Fresh'in kurucusu Nelson Sequeira, yurtdışından sertifikalı ana bitkiler ithal ettiklerini açıklıyor. Devlet karantinasından geçen bu bitkiler, fidanlıklarda ortalama 20 ila 40 arasında yavru bitki üreten birer motora dönüşüyor.
Bu çoğaltma işlemi son derece hassas ve teknolojik bir operasyon gerektiriyor. Bitkiler toprağa temas etmeden, hindistan cevizi kabuğundan elde edilen özel bir substrat ile doldurulmuş endüstriyel borularda yetiştiriliyor. Ayrıca mikro iklimleri kontrol etmek için hassas damla sulama ve sisleme sistemleri kullanılıyor.
Yabancı ana bitkilere olan bağımlılığı kırmak isteyen Mahatma Phule Tarım Üniversitesi (MPKV), Bhabha Atom Araştırma Merkezi (BARC) ile ortak bir üreme deneyi yürütüyor. Araştırmacılar, bitki dokularında kararlı genetik mutasyonlar oluşturmak için kontrollü, düşük dozlu gama ışınlaması kullanıyor.
MPKV'de görevli Dr. Darshan Shashank Kadam, temel hedeflerinin Hindistan'ın sıcak hava dalgalarına dayanıklı, yabancı çeşitlerin meyve büyüklüğü ve dokusuna sahip ilk yerli çilek türünü geliştirmek olduğunu belirtiyor. Bu sürecin 10 ila 15 yıl sürebileceği öngörülse de, araştırmacılar şimdiden çiftçiler için gübreleme ve büyüme düzenleyici uygulamaları standartlaştırarak iklim değişikliği etkilerine karşı sektöre destek sağlıyor.
Hindistan'ın iklim değişikliğine karşı yürüttüğü yüksek teknolojili tarım ve genetik mutasyon çalışmaları, Türkiye'deki tarım teknolojileri (ag-tech) girişimleri için önemli bir emsal teşkil edebilir.
Türk tarım işletmeleri, topraksız tarım ve mikro iklimlendirme sistemlerini entegre ederek verimliliği artırabilir.
İklime dayanıklı tohum ve bitki geliştirme projeleri, Türkiye'deki ag-tech girişimlerine yönelik yatırımları teşvik edebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



