İlk Kara Hayvanlarının İribaş Evresini Atladığı Ortaya Çıktı
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

Bilim dünyasında on yıllardır kabul gören bir varsayım, yeni bir fosil analiziyle çürütüldü. Araştırmacılar, 300 milyon yıl önce sudan karaya geçiş yapan ilk omurgalıların, günümüz amfibileri gibi bir iribaş evresinden geçmediğini keşfetti. Bu bulgu, erken dönem kara hayvanlarının yaşam döngülerine dair temel anlayışımızı yeniden şekillendiriyor.
Biyologlar uzun zamandır erken dönem tetrapodların (dört üyeli omurgalılar), hayata tamamen sucul iribaşlar olarak başladığını ve daha sonra karasal yetişkinlere dönüştüğünü düşünüyordu. Field Müzesi'nden araştırmacı Jason Pardo, bu düşüncenin balıkların amfibilere, amfibilerin ise sürüngenlere evrildiği yönündeki eski bir varsayımdan kaynaklandığını belirtiyor. Ancak Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu sezgisel kabulün yanlış olabileceğini ortaya koydu.
Araştırma, yaklaşık 300 milyon yıl önce yaşamış soyu tükenmiş büyük bir yırtıcı grubu olan embolomerlere odaklandı. Timsah ile yılan balığı karışımı bir görünüme sahip olan bu canlılar, keskin dişlerle dolu büyük kafataslarına ve uzun gövdelere sahipti. Boyları üç metreyi aşabilen bu hayvanlar, sudan karaya kısmi geçiş yapan ilk omurgalılardan biri olarak kabul ediliyor.
Çalışmanın en önemli kanıtı, on yıllardır Field Müzesi koleksiyonlarında bekleyen FMNH PR 1082 adlı bir fosilden geldi. Başlangıçta küçük boyutu nedeniyle farklı bir tür olarak sınıflandırılan fosil, elektron mikroskobu gibi modern görüntüleme teknikleriyle yeniden incelendi. Pardo ve meslektaşı Arjan Mann, bu kalıntının aslında ilk yemeğini bile yiyemeden ölmüş çok genç bir embolomer olduğunu tespit etti.
İncelenen yavru fosilinin, yetişkin bir bireyin minyatür bir kopyası olduğu anlaşıldı. Dahası, embriyonun yumurtadan çıkmadan hemen önce enerji rezervi olarak vücuduna aldığı bir karın sarısına sahip olduğu görüldü. Bu durum, atasal tetrapod yumurtalarının amfibilerden ziyade sürüngen ve kuş yumurtaları gibi büyük ve besin açısından zengin olduğunu gösteriyor.
Yeni yumurtadan çıkmış olmasına rağmen fosilde iribaşlarda bulunması gereken dış solungaçlar yoktu ve kemikleşme belirtileri mevcuttu. Bu durum, hayvanın yaşam döngüsünde bir metamorfoz (başkalaşım) olmadığını ve tıpkı daha sonra ortaya çıkan sürüngenler veya memeliler gibi doğrudan geliştiğini kanıtlıyor. Ekip, bu bulgunun izole bir vaka olmadığını doğrulamak için diğer müze koleksiyonlarındaki benzer fosilleri de incelemeye devam ediyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



