İngiltere'de 250 Bin Bekar Kadının Zorla Evlatlık Verilen Bebeklerinin Dramı
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İngiltere'de 1949 ile 1976 yılları arasında, yaklaşık 250 bin bekar kadının yeni doğan bebekleri, dönemin sosyal politikaları ve dini kurumların baskısıyla zorla evlatlık verildi. Yıllarca gizli tutulan bu büyük travma, mağdurların sessizliğini bozması ve hazırlanan yeni belgesellerle yeniden gündeme taşınıyor.
BBC tarafından hazırlanan "Çalınan Bebekler" adlı belgesel, devletin, sosyal hizmetler uzmanlarının ve dini örgütlerin kurduğu sistem karşısında çaresiz kalan kadınların hikayelerine odaklanıyor. Belgeselde yer alan mağdurlardan Ann Keen, yaşananları sınıf ayrımcılığı üzerinden özetleyerek, işçi sınıfından evlenmemiş genç kızların bebeklerinin orta sınıf ailelere verildiğini belirtiyor. Dönemin başbakanı Keir Starmer, geçtiğimiz Temmuz ayında bu annelerden resmi olarak özür dileyerek utancın devlete ait olduğunu vurgulamıştı.
Bu mağdurlardan biri olan Marion McMillan, 1966 yılında henüz 17 yaşındayken hamile kaldığında ailesi tarafından İskoçya'dan 250 kilometre uzaklıktaki Newcastle'a gönderildi. Salvation Army (Selamet Ordusu) tarafından yönetilen Hopedene adlı anne-bebek evine yerleştirilen Marion, burada ağır psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldı. Kuruma adım attığı andan itibaren anneliğe layık olmadığının ve bebeğinin elinden alınacağının kendisine söylendiğini ifade ediyor.
Doğum sırasında yataktan kalkmaya çalıştığı için başhemşireden tokat yediğini anlatan Marion, bebeğini ancak ertesi gün kucağına alabildi. Melez bir bebeğe sahip olduğu için evlat edindirme sürecinin zor olacağı gerekçesiyle bebeğiyle dokuz ay geçirmesine izin verildi. Ancak bu sürenin sonunda, tüm yalvarmalarına rağmen bebeği elinden alınarak evlatlık verildi.
Marion'un yaşadığı bu travmatik olay, o dönemde binlerce genç kadının maruz kaldığı sistematik uygulamanın sadece bir örneğini oluşturuyor. Ailesi tarafından dışlanan ve çaresiz bırakılan kadınlar, yıllarca bu acıyı ve utancı tek başlarına omuzlamak zorunda kaldı. Günümüzde ise bu karanlık dönemin aydınlatılması, insan hakları ihlallerinin yüzleşilmesi ve mağdurların seslerini duyurabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



