İnsan Embriyosunda Tarihi Adım: DNA "Base Editing" ile Görülmemiş Hassasiyetle Düzenlendi
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Columbia Üniversitesi araştırmacıları, insan embriyolarında gen düzenleme alanında çığır açabilecek yeni bir çalışmaya imza attı. Geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hassas olan bu yeni teknik, genetik hastalıkların henüz embriyo aşamasındayken düzeltilmesi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, "tasarım bebekler" döneminden hala çok uzakta olduğumuzu vurguluyor.
Geçmişte insan embriyoları üzerinde yapılan genetik çalışmaların büyük bir kısmı CRISPR teknolojisine dayanıyordu. CRISPR, DNA dizilerini kesip değiştirmede etkili olsa da, yanlış bölgelere müdahale edilmesi durumunda istenmeyen kromozomal hasarlara yol açabiliyor. Yeni araştırmada ise bilim insanları, base editing (baz düzenleme) adı verilen daha yenilikçi bir yaklaşım benimsedi.
Bu yöntem, DNA dizisindeki genetik harfleri tek tek hedef alarak çok daha hassas değişiklikler yapılmasına olanak tanıyor. Araştırma ekibinin lideri Doçent Dieter Egli, bu tekniğin geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha az yan etki oluşturma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor.
Yeni teknoloji umut verici olsa da henüz kusursuz değil. Çalışmada, embriyoların yaklaşık yüzde 80'inde genetiği değiştirilmiş ve değiştirilmemiş hücrelerin bir arada bulunduğu mozaiklik sorunu tespit edildi. Bu durum, embriyonun gelişmesi halinde hastalığa neden olan mutasyonların vücutta varlığını sürdürebileceği anlamına geliyor.
Araştırmacılar deneylerinde, kalp hastalığı riskini artıran PCSK9 ve orak hücre anemisi gibi kan hastalıklarıyla ilişkili olan HBG genlerini hedef aldı. Sonuçlar, bazı embriyolarda her iki gen üzerinde de aynı anda başarılı düzenlemeler yapılabildiğini ve büyük çaplı hasarların önlendiğini ortaya koydu.
Henüz bağımsız hakem değerlendirmesinden geçmeyen ve bir ön baskı platformunda yayımlanan çalışma, genetik dünyasında etik tartışmaları da beraberinde getirdi. Birçok uzman, genetik hastalıkların önlenmesi için halihazırda güvenli embriyo seçimi yöntemlerinin bulunduğunu ve bu tarz müdahalelerin şu an için klinik bir zorunluluk olmadığını savunuyor.
Bununla birlikte, embriyo gen düzenleme teknolojilerinin gelecekte öjenik (insan ırkını genetik olarak "iyileştirme" çabası) uygulamalara ve belirli fiziksel özelliklerin seçilmesine kapı aralayabileceği endişesi tıp dünyasında ciddiyetini koruyor.
Bu gelişme, Türkiye'deki tüp bebek ve genetik tarama merkezlerinin gelecekteki tedavi yaklaşımlarını etkileyebilir.
Türkiye'deki genetik laboratuvarları ve tüp bebek merkezleri uzun vadede bu yeni teknolojileri altyapılarına entegre etmek durumunda kalabilir.
Türk genetik mühendisleri ve biyologlar için 'base editing' alanında yeni uzmanlık ihtiyaçları doğacaktır.
Sağlık Bakanlığı'nın embriyo üzerindeki genetik müdahalelere yönelik biyoetik yasalarını ve klinik yönergelerini güncellemesi gerekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



