İran, ABD ve İsrail'e Karşı Olası Bir Savaşı Ne Kadar Sürdürebilir?
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İran'ın ABD ve İsrail ile yaşadığı çatışma ortamı, ülkenin askeri kapasitesi ve ekonomik dayanıklılığı üzerine kritik soruları beraberinde getiriyor. Tahran yönetimi, artan enflasyon ve altyapı hasarlarına rağmen, savaşı uzatarak Washington'ın askeri ve siyasi maliyetlerini artırmayı stratejik bir hedef olarak görüyor.
İran'ın savunma sanayisi ve füze üretim tesisleri hedef alınmış olsa da, hasarın boyutu tam olarak bilinmiyor. İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, ülkenin mevcut füze stoklarına dair kesin bir veri bulunmadığını belirtiyor. Buna rağmen İran; insansız hava araçları ve seyir füzelerini hızla üreterek komuta kademesini korumayı başarıyor.
George Washington Üniversitesi'nden Mohammad Ghaedi'ye göre Tahran, düşük yoğunluklu da olsa füze fırlatma kabiliyetini uzun süre devam ettirebilir. Ayrıca, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kriz, küresel enerji piyasalarını derinden etkileme potansiyeli taşıyor.
İranlı yetkililer, uzayan bir çatışmanın ABD'ye de ciddi zararlar vereceğine inanıyor. Washington'ın İran füzelerini ve İHA'larını engellemek için kullandığı savunma stoklarının hızla tükenmesi, mühimmat yenileme konusunda endişeler yaratıyor. Bu durum, Tahran'ın ABD'yi askeri olarak yenmekten ziyade, uzun ve maliyetli bir savaşla masaya oturmaya zorlama stratejisini güçlendiriyor.
Çatışmaların en ağır faturası ise İran ekonomisine çıkıyor. Savaş öncesinde de yüksek enflasyon ve değer kaybeden para birimiyle mücadele eden ülkede, 12 aylık enflasyon %62 seviyesine ulaştı. Özellikle güney eyaletlerinden Hürmüzgan'da bu oran %101'i aşmış durumda.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası verileri, İran ekonomisindeki daralmanın süreceğine işaret ediyor. İş piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak iki milyon kişinin işsiz kaldığı tahmin ediliyor. ABD'nin deniz ablukası ve yaptırımları petrol ihracatını zorlaştırırken, İran'ın bu ağır ekonomik baskıya ne kadar daha dayanabileceği belirsizliğini koruyor.
İran'daki ekonomik istikrarsızlık ve olası bir bölgesel savaş, Türkiye'nin sınır güvenliğini, enerji maliyetlerini ve bölgesel ticaretini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ticaret yollarındaki aksamalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türk ihracatçılarının Orta Doğu pazarına erişimini ve lojistik maliyetlerini olumsuz etkileyebilir.
Bölgedeki jeopolitik risklerin artması, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan piyasalara yönelik yabancı yatırımlarda dalgalanmalara neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



