İran'dan Çarpıcı İddia: ABD, Darhovin Nükleer Santrali'ne Saldırdı
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD güçlerinin yapımı devam eden Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ne saldırı düzenlediğini iddia etti. Eş zamanlı olarak İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda ABD destekli olduğu öne sürülen gemilerin kaza yaptığını duyurarak bölgedeki gerilimin tırmandığına işaret etti.
İran Atom Enerjisi Kurumu tarafından yapılan resmi açıklamada, ülkenin güneybatısındaki Huzistan eyaletinde yer alan Darhovin bölgesindeki nükleer tesis sahasının Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından hedef alındığı belirtildi. Kurum, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gözetimindeki barışçıl bir tesise yönelik bu eylemin uluslararası hukuka karşı işlenmiş açık bir suç olduğunu vurguladı.
Aralık 2022'de inşasına başlanan 300 megavat kapasiteli Darhovin (Karun) Nükleer Enerji Santrali'nin, basınçlı su reaktörü sistemiyle çalışması planlanıyor. Yaklaşık 2 milyar dolar maliyetle hayata geçirilmesi öngörülen projenin tamamlanmasının 8 yıl süreceği tahmin ediliyordu.
Nükleer santral geriliminin yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri de stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bir olayı kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya göre, ABD'nin desteğini aldığı iddia edilen dört gemi, seyir sistemlerini kapatarak ve İran makamlarının uyarılarını dikkate almayarak güvenli olmayan bir rotadan geçiş yapmaya çalıştı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na yansıyan bilgilere göre, söz konusu gemilerden ikisi kaza yaparak bulundukları noktada durmak zorunda kaldı. Diğer iki gemi ise güvenli olmayan rotadaki seyirlerini sonlandırarak yön değiştirdi. Devrim Muhafızları, boğazın kontrolünün tamamen kendi yetkilerinde olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Bölgedeki deniz trafiğine yönelik yeni kuralların altını çizen İranlı yetkililer, petrol, doğalgaz ve kimyasal gübre taşıyan hiçbir geminin önceden koordinasyon sağlamadan ve izin almadan Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapamayacağını belirtti. Bu iki eş zamanlı gelişme, iki ülke arasındaki karşılıklı hamlelerin bölgesel güvenliği daha da kırılgan hale getirdiğini gösteriyor.
ABD ve İran arasındaki bu sıcak çatışma riski, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bölgesel enerji ticaretini doğrudan etkileyebilir.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel petrol fiyatlarını artırarak Türk şirketlerinin enerji ve lojistik maliyetlerini yükseltebilir.
Bölgesel güvenlik riskleri nedeniyle sınır ve gümrük kontrollerinde yeni güvenlik protokolleri devreye alınabilir.
Ortadoğu'daki jeopolitik risklerin artması, bölgeye yönelik uluslararası yatırımları yavaşlatabilir ve risk primlerini artırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.

