İran'dan Hürmüz Boğazı İçin 12 Maddelik Yeni Yönetim Planı: İsrail Gemilerine Geçiş Yasağı
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İran Meclisi, küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı için 12 maddelik yeni bir yönetim planı üzerinde çalışıyor. Hazırlanan taslağa göre, İsrail bandıralı gemilerin boğazdan geçişine kesinlikle izin verilmeyecek ve İran'a düşmanca tutum sergileyen ülkelerden geçiş için "savaş tazminatı" talep edilecek.
İran Devlet Televizyonu'nun aktardığı bilgilere göre, İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine yaptığı ziyarette yeni geçiş protokolünün detaylarını paylaştı. Nikzad, 12 maddelik plan kapsamında İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'nı kullanmasının tamamen yasaklanacağını belirtti.
Açıklamada ayrıca, İran'a yönelik düşmanca girişimlerde bulunan ülkelerin ticari ve askeri gemilerinin de ancak "savaş tazminatı" ödemeleri halinde geçiş yapabileceği vurgulandı. Diğer uluslararası gemilerin ise İran Meclisi tarafından belirlenecek yeni yasalar ve Tahran yönetiminin vereceği özel izinler doğrultusunda boğazı kullanabileceği ifade edildi.
Hürmüz Boğazı'ndaki egemenlik haklarından taviz vermeyeceklerinin altını çizen Nikzad, bölgedeki gemi trafiğinin artık eskisi gibi olmayacağını dile getirdi. İranlı yetkili, boğazın yeni yönetim biçimini ülkenin tarihi dönüm noktalarından biri olan petrolün millileştirilmesi süreciyle eşdeğer tuttuğunu belirtti.
Ziyaret heyetinde yer alan İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise konunun stratejik önemine dikkat çekerek, boğazın kontrolünün nükleer silah elde etmekten daha kritik bir hamle olduğunu savundu.
Yeni yönetim planı, boğazdan elde edilecek ekonomik gelirin dağılımını da yeniden düzenliyor. Rızai'nin açıklamalarına göre, Hürmüz Boğazı geçişlerinden elde edilecek toplam gelirin yüzde 30'u İran silahlı kuvvetlerinin kapasitesinin artırılmasına tahsis edilecek.
Geriye kalan yüzde 70'lik aslan payı ise doğrudan halkın yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve ülkedeki genel kalkınma projelerinin finansmanı için kullanılacak. Bu hamle, İran yönetiminin uluslararası sulardaki stratejik konumunu iç politikada ekonomik bir avantaja dönüştürme çabası olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki olası kısıtlamalar ve gerilimler, küresel petrol fiyatlarını artırarak enerji ithalatçısı olan Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir.
Küresel tedarik zincirindeki aksamalar, Orta Doğu ve Asya ile ticaret yapan Türk lojistik ve ihracat şirketlerinin navlun maliyetlerini artırabilir.
Enerji fiyatlarındaki ani dalgalanmalar, Türkiye'nin makroekonomik dengelerini etkileyerek genel piyasa istikrarı üzerinde baskı yaratabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



