İş Dünyasında "Sahte Verimlilik" Krizi: Z Kuşağının Yüzde 80'i Çalışıyor Gibi Görünüyor
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

ABD'de 1000'den fazla profesyonelle yapılan yeni bir araştırma, iş yerlerindeki "sahte verimlilik" salgınını gözler önüne serdi. Verilere göre, özellikle Z kuşağı çalışanlarının yüzde 80'i mesai saatlerinde sadece meşgul görünmek için çaba harcıyor. Araştırma, şirketlerin uyguladığı takip yazılımlarının verimliliği artırmak yerine tükenmişliğe yol açtığını gösteriyor.
Software Finder tarafından yayımlanan rapora göre, çalışanların yüzde 66'sı ve yöneticilerin yüzde 73'ü mesai saatleri içinde verimli görünmek için özel çaba sarf ediyor. Ortalama bir çalışan, haftada beş saatini sadece "çalışıyor gibi görünmeye" ayırıyor. Bu süre, yılda 32,5 güne, yani yaklaşık yedi çalışma haftasına denk geliyor.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri demografik ve sektörel farklılıklar oldu. 28 yaş altındaki Z kuşağı çalışanlarında verimlilik taklidi yapma oranı yüzde 80 seviyesine ulaşıyor. Sektörel bazda incelendiğinde ise finans alanında çalışanların yüzde 85'i bu tür davranışlar sergilediğini belirterek listenin ilk sırasında yer alıyor.
İş yerlerinde kullanılan dijital takip sistemleri, uzaktan çalışma ve hibrit modellerde çalışan motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Çalışanların yüzde 63'ü izleme yazılımlarının kendilerini aktif görünmeye zorladığını, yüzde 75'i ise bu sistemlerin stresi artırdığını ifade ediyor. Sürekli meşgul görünme baskısı, çalışanların yüzde 49'unda doğrudan tükenmişlik (burnout) hissine yol açıyor. 1000'den fazla çalışanı olan büyük şirketlerde bu oran yüzde 56'ya kadar çıkıyor.
Çalışanların meşgul görünmek için başvurduğu yöntemler de raporda detaylandırıldı. Katılımcıların yüzde 56'sı bilgisayar faresini periyodik olarak hareket ettirdiğini veya ekranlarında sürekli bir belge açık tuttuğunu itiraf ediyor. Yüzde 43'lük bir kesim ise acil olmayan mesajlara stratejik olarak geç yanıt vererek yoğunluk izlenimi yaratıyor. Bu durumun temel sebepleri arasında, sonuçlar yerine fiziksel varlığa değer veren iş kültürü gösteriliyor.
Uzmanlar, şirketlerin personeli mikro düzeyde denetlemek yerine karşılıklı güvene dayalı bir yaklaşım benimsemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Görünürlükten ziyade elde edilen sonuçlara odaklanan, esnek ve çıktı odaklı sistemlerin kurulması, modern iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bu araştırma, Türkiye'deki şirketlerin uzaktan ve hibrit çalışma modellerindeki performans değerlendirme stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri için önemli veriler sunuyor.
Türk şirketleri, çalışanları takip eden yazılımlar yerine çıktı odaklı performans sistemlerine geçiş yapma ihtiyacı hissedebilir.
Türkiye'deki Z kuşağı yeteneklerini elde tutmak isteyen kurumlar, esnek ve güvene dayalı bir iş kültürü inşa etmek zorunda kalabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


