İsrail Askerinden Lübnan'daki Meryem Ana Heykeline Saygısızlık: Ordu İnceleme Başlattı
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:
Lübnan'ın güneyinde operasyonlarını sürdüren İsrail ordusuna mensup bir askerin, Hristiyan nüfusun yoğun yaşadığı Debel köyündeki Meryem Ana heykeline yönelik saygısızlığı uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Daha önce yaşanan benzer bir olayın hafızalardaki yeri tazeliğini korurken, yeni görüntüler bölgedeki dini hassasiyetleri bir kez daha zedeledi.
İsrail devlet televizyonu KAN tarafından da teyit edilen habere göre, Lübnan'ın güneyindeki Hristiyan köyü Debel'de bir İsrail askeri, bölgede bulunan Meryem Ana heykelinin ağzına sigara yerleştirdi. Olay sırasında diğer askerlerin bu anı fotoğraflayarak sosyal medya platformlarında paylaştığı tespit edildi. Görüntülerin hızla yayılması, hem yerel halk hem de uluslararası toplum tarafından sert bir dille eleştirildi.
Gelen tepkilerin ardından İsrail ordusu, olayın detaylı bir şekilde incelendiğini ve elde edilecek bulgular ışığında gerekli disiplin adımlarının atılacağını duyurdu. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, askerlerin Hristiyanların dini sembollerine yönelik bu tutumunu "uygunsuz bir davranış ve ordunun temel değerlerinden sapma" olarak nitelendirdi.
Bu olay, İsrail askerlerinin bölgedeki dini sembollere yönelik ilk saygısızlığı değil. 19 Nisan tarihinde, yine Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seryan beldesinde bir asker, Hazreti İsa'yı simgeleyen bir heykeli balyozla parçalamıştı. Bu olayın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu resmi bir özür dilemek zorunda kalmış, olaya karışan iki asker muharebe görevinden uzaklaştırılarak 30 gün askeri hapis cezasına çarptırılmıştı.
Art arda yaşanan bu krizlerin Hristiyan dünyasında yarattığı infiali hafifletmek amacıyla diplomatik adımlar da atıldı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, artan tepkiler üzerine diplomat George Deek'i Hristiyan Dünyası Özel Temsilcisi olarak atayarak diplomasi trafiğini hızlandırmayı hedeflemişti. Ancak son yaşanan Meryem Ana heykeli olayı, bölgedeki Ortadoğu geriliminin sadece askeri değil, dini ve kültürel boyutlarının da ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail'in bölgedeki eylemlerine yönelik diplomatik eleştirilerini ve uluslararası platformlardaki söylemlerini sertleştirmesine neden olabilir.
Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e karşı yürüttüğü diplomatik baskı ve kınama kararlarına yeni bir argüman sağlayabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



