İsrail'in Lübnan'a Yönelik Saldırıları Ateşkese Rağmen Sürüyor: Sağlık Çalışanı Dahil 13 Ölü
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrail ordusu, 17 Mayıs'ta 45 gün süreyle uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güney ve doğu bölgelerine yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. Gün içerisinde düzenlenen saldırılarda, kurtarma görevine giden bir sağlık personelinin de aralarında bulunduğu toplam 13 kişi yaşamını yitirdi.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail'e ait savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA), sabah saatlerinden itibaren Nebatiye ve çevresindeki beldeleri yoğun ateş altına aldı. Arabsalim beldesinde olay yerine intikal etmeye çalışan bir ambulansın hedef alınması sonucu 1 sağlık görevlisi hayatını kaybetti.
Bölgedeki sivil kayıplar gün geçtikçe artıyor. Aba beldesinde bir motosiklete düzenlenen İHA saldırısında Suriyeli bir genç yaşamını yitirirken, Adşit ve Tebnin beldelerine yönelik hava saldırılarında toplam 3 kişi daha hayatını kaybetti. Gün içerisinde Nebatiye ve Sur kentlerindeki çeşitli beldelere yapılan saldırılarla birlikte ölü sayısı 13'e yükseldi.
Öğle saatlerinden itibaren saldırıların kapsamı genişledi. Güneydeki Tebnin, Abbasiye, Secid, Kefer Tebnit, Yumhur Şakif ve Düveyr beldelerine yönelik hava ve topçu atışları gerçekleştirildi. Ayrıca ülkenin doğusunda yer alan Lebaye ve Suhmur beldeleri de İsrail'in hedefi oldu. Bölgedeki sivil kayıplar ve altyapı hasarı endişe verici boyutlara ulaştı.
ABD'nin ara buluculuğunda 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 17 Nisan'da başlayan geçici ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılmasına karar verilmişti. Ancak İsrail ordusu, bu diplomatik mutabakata rağmen güney Lübnan'daki operasyonlarını ve ev yıkımlarını sürdürüyor. Buna karşılık Hizbullah da ateşkesin ihlal edildiği gerekçesiyle İsrail birliklerine yönelik misilleme saldırıları düzenliyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı yoğun saldırılardan bu yana ülkede 3 bin 123 kişi hayatını kaybetti. Çatışmaların başından bu yana yerinden edilen sivillerin sayısının ise 1 milyonu aştığı bildiriliyor. Uluslararası toplum, bölgedeki diplomatik kriz ve insani felaketin derinleşmesinden endişe duyuyor.
Ortadoğu'daki çatışmaların devam etmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını ve diplomatik ilişkilerini doğrudan etkilemektedir.
Bölgesel istikrarsızlık, Ortadoğu ile ticaret yapan Türk lojistik ve ihracat firmaları için risk oluşturmaya devam ediyor.
Türkiye'nin uluslararası platformlarda ateşkes çağrılarını ve diplomatik girişimlerini hızlandırmasına neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



