İsrail, Propaganda ve Medya Faaliyetleri İçin Bütçesini 730 Milyon Dolara Çıkardı
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrail Meclisi tarafından onaylanan yeni ulusal bütçede, İbranicede "hasbara" olarak bilinen propaganda faaliyetleri için yaklaşık 730 milyon dolarlık devasa bir kaynak ayrıldı. Bu rakam, Gazze'ye yönelik saldırıların başlamasından önceki döneme kıyasla bütçenin yaklaşık 20 kat arttığını gösteriyor.
İsrail basınından The Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, uluslararası arenada azalan desteği tersine çevirmek isteyen İsrail, medya ve iletişim stratejilerine devasa bir yatırım yapıyor. Geçen ay onaylanan bütçe kapsamında propaganda faaliyetlerine ayrılan 730 milyon dolar, bir önceki yıl tahsis edilen 150 milyon dolarlık bütçenin dört katından fazlasına denk geliyor.
Özellikle 2023 yılında Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar başlamadan önceki dönemle kıyaslandığında, bu alana ayrılan kaynağın yaklaşık 20 katına ulaştığı ifade ediliyor. Bu hamle, ülkenin küresel çapta yürüttüğü iletişim savaşının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Yeni bütçe planlaması kapsamında, küresel çapta geniş kapsamlı sosyal medya kampanyalarının yürütülmesi hedefleniyor. Ayrıca yabancı heyetlerin ülkeye davet edilmesi ve uluslararası delegasyonların ağırlanması gibi diplomatik iletişim faaliyetlerine de ağırlık verilecek.
Dijital platformlarda reklam faaliyetlerinin artırılmasının yanı sıra, küresel medya içeriklerini izlemek ve analiz etmek üzere özel birimlerin oluşturulması öngörülüyor. Bu stratejiyle, özellikle uluslararası medya organlarındaki anlatının yakından takip edilmesi amaçlanıyor.
Propaganda bütçesindeki bu rekor artışın, özellikle ABD başta olmak üzere uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik olumsuz görüşlerin arttığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Son dönemde yapılan anketler, küresel desteğin belirgin bir şekilde düştüğünü ortaya koyuyor.
Konuyu değerlendiren uzmanlar ise, bütçedeki bu devasa artışın Gazze'deki savaşın yol açtığı olumsuz algıyı tek başına değiştirmede yeterli olmayabileceğini vurguluyor. Uzmanlara göre, ülkelerin uluslararası imajı yalnızca propaganda faaliyetleriyle değil, sahadaki somut politikalar ve uygulamalarla doğrudan şekilleniyor.
İsrail'in artan propaganda bütçesi, Türkiye'nin de yakından takip ettiği Orta Doğu'daki bilgi savaşlarını ve dijital medya rekabetini şiddetlendirebilir.
Türk medya ve iletişim şirketleri, bölgesel bilgi kirliliği ve dijital kampanyalarla daha fazla mücadele etmek durumunda kalabilir.
Türkiye, sosyal medya platformlarındaki manipülatif dış kaynaklı kampanyalara karşı yeni dijital denetim mekanizmaları geliştirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.

