İsrail ve Lübnan Arasında Kritik Barış Görüşmeleri Washington'da Başlıyor
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrail ve Lübnan arasındaki ateşkesin süresi dolarken, taraflar ikinci tur görüşmeler için ABD'nin başkenti Washington'da masaya oturuyor. 26 Nisan'da sona erecek olan ateşkesin uzatılması hedeflenirken, bölgede devam eden askeri hareketlilik diplomatik çabaları zorluyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da katılım göstereceği kritik toplantıda, Lübnan'ın ABD Büyükelçisi Nada Moawad ve İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter bir araya gelecek. Görüşmelerin ana gündem maddesini, süresi dolmak üzere olan mevcut ateşkesin uzatılması oluşturuyor. Ancak 22 Nisan'da Güney Lübnan'da düzenlenen ve aralarında gazeteci Amal Khalil'in de bulunduğu en az 5 kişinin hayatını kaybettiği İsrail saldırıları, masadaki gerilimi artırıyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Beyrut yönetiminin temel önceliğinin ateşkesin uzatılması ve İsrail'in güney köylerindeki yıkım faaliyetlerinin durdurulması olduğunu vurguladı. Öte yandan İsrail, kuzey sınırlarını güvence altına almak amacıyla Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu 5 ila 10 kilometrelik tampon bölgeyi kontrol altında tutmaya devam ediyor.
Lübnan makamlarının verilerine göre, 2 Mart'ta başlayan çatışmalarda bugüne kadar yaklaşık 2 bin 500 kişi hayatını kaybetti. Sağlanan geçici ateşkese rağmen, İsrail birliklerinin bölgedeki varlığı nedeniyle karşılıklı operasyonlar ve sınır hattındaki gerginlik sürüyor.
Beyrut yönetiminin İsrail ile doğrudan temas kurmasına karşı çıkan Hizbullah cephesinden ise şartlı bir yeşil ışık geldi. Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, İsrail'in şartlara tamamen uyması halinde ateşkesin devamını destekleyeceklerini belirtti. İsrail tarafı ise kalıcı bir barış anlaşması için Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılmasını talep ediyor.
Sürecin arabuluculuğunu üstlenen ABD, bu diplomatik girişimin İran ile yaşanan bölgesel gerilimden bağımsız olduğunu savunuyor. Buna karşılık Hizbullah, mevcut ateşkesin Washington'un diplomatik çabalarından ziyade İran'ın bölgedeki baskısı sonucunda hayata geçirildiğini iddia ediyor. Gözler şimdi, Ortadoğu'daki dengeleri derinden etkileyecek bu görüşmelerden çıkacak sonuçlara çevrildi.
İsrail ve Lübnan arasındaki çatışmaların durması veya şiddetlenmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki güvenlik ve dış politika stratejilerini doğrudan etkilemektedir.
Bölgesel istikrarın sağlanması, Türk şirketlerinin Doğu Akdeniz ve Levant bölgesindeki ticari faaliyetlerini ve lojistik hatlarını olumlu etkileyebilir.
Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk çabaları ve dış politika öncelikleri, bu görüşmelerden çıkacak sonuca göre yeniden şekillenebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



