İsrailli Uzmanlardan ABD-İran Anlaşmasına Eleştiri: "Tahran İçin Büyük Bir Siyasi Zafer"
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrailli siyasi uzmanlar ve analistler, ABD ile İran arasında imzalanması beklenen olası anlaşmanın Tahran yönetimi için net bir siyasi zafer anlamına geldiğini savunuyor. İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre, askeri sahada elde edilen başarılara rağmen diplomatik alanda yaşanan bu gelişme, İsrail hükümeti için ciddi bir siyasi yenilgi olarak görülüyor.
İsrailli gazeteci Ben-Dror Yemini, Israel Hayom gazetesindeki makalesinde, söz konusu anlaşmanın ABD tarafından daha güçlü ve radikal bir İran rejiminin örtülü olarak tanınması anlamına geldiğini belirtti. Yemini, İran'ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçleri gibi temel sorunlar çözülmeden masaya oturulmasının, Tahran'da büyük bir siyasi zafer olarak kutlanacağını ifade etti.
Bölgesel tehditlerin devam edeceğine dikkat çeken Yemini, "İran'ın finansmanıyla Hizbullah, Husiler, Irak'taki Şii milisler ve Hamas faaliyetlerini sürdürecek" uyarısında bulundu. Ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki taktiksel koordinasyonun stratejik bir başarıya dönüşemediğini vurguladı.
Maariv gazetesi analisti Ben Caspit ise konuyu farklı bir boyuttan ele alarak, İsrail'in sahada elde ettiği askeri kazanımların masada kaybedildiğini savundu. Caspit, Netanyahu'nun İsrail'i tehlikeli bir siyasi yenilgiye sürüklediğini belirterek, "Son yıllarda elde ettiğimiz askeri zaferlerin ötesine geçen tek olay, aldığımız siyasi yenilgidir" değerlendirmesini yaptı.
İran'ın nükleer programından vazgeçme niyeti olmadığını belirten Caspit, rejimin bir yıl öncesine göre çok daha büyük bir tehlike oluşturduğunun altını çizdi. Analist, "İranlılar önemli ölçüde zayıfladılar ama hayatta kalmayı başardılar. Artık korkmuyorlar ve asıl korkutucu olan da bu" ifadelerini kullandı.
Siyasi analist Avi Ashkenazi, İsrail hükümetinin anlaşmanın içeriğine müdahale edememesini büyük bir başarısızlık olarak nitelendirdi. Nükleer dosyanın tam olarak çözülmediğini ve serbest bırakılacak fonlarla İran'ın vekil güçlerinin yeniden toparlanacağını iddia eden Ashkenazi, "Çöküş gerçek ve asıl kazanan İran" yorumunu yaptı.
Öte yandan Haaretz gazetesi analisti Zvi Bar'el, İran'ın sadece hayatta kalmakla yetinmeyip bölgesel bir süper güç olmayı arzuladığını belirtti. Bar'el, mevcut şartlar altında kötü bir anlaşmaya imza atmaktansa, hiçbir anlaşmaya varmamanın İsrail'in güvenliği açısından daha doğru bir strateji olacağını vurgulayarak sözlerini tamamladı.
ABD-İran anlaşması ve bölgedeki güç dengelerinin değişmesi, Türkiye'nin Orta Doğu'daki güvenlik ve diplomasi stratejilerini doğrudan etkileme potansiyeline sahip.
İran'a yönelik yaptırımların olası bir anlaşmayla hafiflemesi, Türk şirketleri için yeni ticaret ve ihracat kapıları açabilir.
Bölgesel güvenlik dinamiklerindeki değişim, Türkiye'nin sınır güvenliği ve dış politika stratejilerinde güncellemeler gerektirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



