Japonya, Çin'e Bağımlılığı Azaltmak İçin Pasifik'in 6.000 Metre Altında Nadir Toprak Elementi Çıkarıyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

Japon araştırmacılar, Pasifik Okyanusu'ndaki Minamitorishima adası açıklarında, 6.000 metre derinlikten nadir toprak elementi içeren tortuları çıkarmayı başardı. Bu tarihi adım, elektrikli araçlardan yarı iletkenlere kadar birçok alanda kritik olan bu materyallerde Çin'in tekelini kırmayı amaçlıyor.
Tokyo'nun yaklaşık 2.000 kilometre güneydoğusunda yer alan küçük bir atol olan Minamitorishima, Japonya ekonomisi için devasa bir potansiyel barındırıyor. Bilim insanları, Chikyu adlı derin deniz sondaj gemisini kullanarak bu derinliklerden örnek almayı başardı ve dünyada bir ilke imza attı.
Japon hükümeti bu başarıyı "ekonomik güvenlik ve denizcilik gelişimi açısından önemli bir kilometre taşı" olarak nitelendirdi. Çıkarılan örneklerin içerdiği elementlerin kesin miktar ve kalitesinin belirlenmesi için analiz süreci devam ediyor. Ancak teknik boyutun ötesinde, bu girişimin değeri her şeyden önce stratejik bir anlam taşıyor.
Nadir toprak elementleri, gelişmiş teknoloji ürünlerinin üretimi için hayati önem taşıyan 17 metalden oluşuyor. Bu materyaller; elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri, yarı iletken cihazlar, radar sistemleri ve füzeler için yüksek mukavemetli mıknatısların üretiminde kullanılıyor.
Bölgedeki denizaltı yatağının 16 milyon tondan fazla nadir toprak elementi barındırdığı tahmin ediliyor. Bu miktar, onu dünyanın en büyük üçüncü rezervi konumuna getiriyor. Özellikle disprozyum ve itriyum gibi elementlerin sırasıyla 730 ve 780 yıllık küresel tüketimi karşılayabileceği öngörülüyor.
Japonya'nın madencilikte kendi kendine yetme yarışı, 2010 yılında Pekin ile yaşanan ve Çin'in nadir toprak elementi ihracatını durdurmasıyla sonuçlanan diplomatik krize dayanıyor. O dönemde bu materyallerde yüzde 90 oranında Çin'e bağımlı olan Tokyo, küresel fiyatların bir yıl içinde on kat artmasıyla büyük bir stratejik şok yaşamıştı.
Bu krizin ardından Japonya, alternatif materyallerin geliştirilmesi, geri dönüşümün artırılması ve Avustralya merkezli Lynas Group gibi yurtdışı maden yatırımlarına destek verilmesi gibi kapsamlı adımlar attı. Bu entegre yaklaşım sayesinde Japonya, Çin'e olan bağımlılığını son yıllarda yüzde 50 seviyelerine kadar düşürmeyi başaran tek büyük sanayi ülkesi oldu.
Küresel nadir toprak elementi tedarik zincirindeki bu çeşitlenme, Türkiye'nin savunma sanayisi ve elektrikli araç üretimi için hammadde güvenliğini dolaylı olarak artırabilir.
Türk teknoloji ve savunma şirketleri, kritik donanım bileşenleri için Çin dışı alternatif tedarik kanallarına erişim sağlayabilir.
Türkiye'nin Eskişehir'deki kendi nadir toprak elementi rezervlerini çıkarma ve işleme yatırımlarının stratejik önemi küresel çapta artabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



