Katar, İsrail'i Gazze Barış Sürecini Tehlikeye Atmakla Suçladı
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Gazze'de ateşkes ve barış anlaşması için arabuluculuk yapan ülkelerden Katar, İsrail'i anlaşmanın uygulanmasını kasıtlı olarak engellemekle suçladı. Hamas'ın silah bırakma konusunda uzlaşmasına rağmen İsrail'in bölgeye yönelik hava saldırılarına devam etmesi, uluslararası toplumda tepkilere neden oldu.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macit Ensari, uluslararası toplumun barış anlaşmasını kimin engellediğini açıkça gördüğünü belirtti. Ensari, son günlerde artan saldırıların, İsrail'in barışçıl çözümleri sabote etme planının bir parçası olduğunu vurguladı. 31 Temmuz'da Hamas'ın tamamen silah bırakma konusunda Barış Kurulu ile anlaşmaya varmasının ardından yaşanan bu gelişmeler, bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltti.
Barış sürecinin yeni aşamasına geçilmesi amacıyla diplomatik temaslar da sürüyor. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, 3 Ağustos'ta İstanbul'da Hamas'ın siyasi büro yetkililerinden Halil el-Hayya ile bir araya geldi. Görüşmede Kalın, Türkiye'nin hem insani yardımlar hem de siyasi sürecin ilerleyişi konusunda Gazze'nin yanında olduğunu yineledi. Hayya ise İsrail'in anlaşma şartlarına sadık kalmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Gelişmelerin ardından Türkiye, Mısır ve Katar ortak bir açıklama yayımlayarak İsrail hükümetini kınadı. Üç ülke, İsrail'in sağlık tesislerini ve tıbbi altyapıyı hedef alarak sivilleri öldürmesinin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri de bölgedeki insani krizin derinleştiğine dikkat çekerek, temel tıbbi malzemelere erişimin neredeyse imkansız hale geldiğini vurguladı.
Sürecin işleyişinde taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar devam ediyor. Gazze Barış Kurulu ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun çekilmesi için öncelikle Hamas'ın silahsızlanmasını talep ediyor. Hamas ise ağır silahların bırakılmasını, İsrail'in tüm saldırılarına son vermesi ve askerlerini Gazze'den tamamen çekmesi şartına bağlıyor. Kurulacak bağımsız bir komite ve Uluslararası İstikrar Gücü ile bölgenin yeniden inşası hedefleniyor.
Türkiye, MİT Başkanı düzeyinde sürece doğrudan müdahil olmakta ve Mısır-Katar ile birlikte garantör/arabulucu rolü üstlenerek bölgesel diplomasideki ağırlığını artırmaktadır.
Bölgedeki jeopolitik gerilimin devam etmesi, Türkiye'nin Ortadoğu ile olan ticaret yollarını ve lojistik operasyonlarını dolaylı olarak etkilemeye devam edebilir.
Bölgesel istikrarsızlık, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu odaklı uluslararası yatırımların risk primini artırarak Türkiye'nin bölgesel enerji projelerini yavaşlatabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



