Kayaç Aşınması ve İklim Değişikliği: Geçmişten Gelen Uyarı
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

Oxford Üniversitesi liderliğindeki yeni bir araştırma, kayaç aşınmasının atmosferdeki karbondioksit (CO2) seviyeleri üzerindeki karmaşık etkisini ortaya çıkardı. Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışma, aşınan tortulardaki organik karbonun oksitlenmesinin geçmişte küresel ısınmayı nasıl tetiklediğini gösteriyor.
1980'lerden bu yana yer bilimciler, kayaçların aşınmasının atmosferden yavaşça CO2 çekerek Dünya'nın iklimini jeolojik zaman çizelgelerinde düzenlediğini biliyordu. Ancak son çalışmalar, bu sürecin aynı zamanda tortulardaki organik karbonu oksitleyerek CO2 salınımına da yol açabileceğini gösterdi. Bu iki zıt etkinin iklim üzerindeki nihai sonucu bugüne kadar tam olarak anlaşılamamıştı.
Dr. Madeleine Stow ve Birleşik Krallık ile Fransa'dan meslektaşları, bu rekabet eden etkileri test etmek için 183 milyon yıl önce Jura döneminin başlarında meydana gelen Toarcian Okyanus Anoksik Olayı'nı inceledi. Güney Afrika ve Antarktika'daki devasa volkanik patlamaların tetiklediği bu olay, küresel sıcaklıkları 6 ila 7°C artırmış ve deniz canlılarının kitlesel yok oluşuna neden olmuştu.
Oxford Üniversitesi'nden Prof. Bob Hilton, bu dönemin daha önce de iyi çalışıldığını ve kitlesel yok oluşlara nasıl yol açtığının bilindiğini belirtiyor. Araştırmacılar, o dönemde aşınan organik karbonun iklim değişikliği sürecini daha da hızlandırdığını tespit etti. Bu durum, benzer bir sürecin günümüzdeki küresel ısınma için de geçerli olabileceğini düşündürüyor.
Araştırma ekibi, Toarcian döneminde karada ne kadar organik karbonun aşındığını ölçmek için deniz yatağındaki kayalardan elde edilen renyum elementinin izotoplarına başvurdu. Renyum, deniz yatağı tortularındaki organik maddelerle kimyasal olarak bağlandığı için organik karbon oksidasyonunun mükemmel bir izleyicisi olarak işlev görüyor.
Karadaki organik karbon aşındığında atmosfere CO2 gazı olarak salınıyor, ancak ona bağlı olan renyum nehirler aracılığıyla okyanusa taşınıyor. Ekip, Galler'de 1960'larda açılan ve İngiliz Jeolojik Araştırma Kurumu tarafından saklanan 1.300 metrelik bir kaya çekirdeğini kullanarak renyum 187 ve renyum 185 izotoplarının oranlarını analiz etti.
Kayaçlardaki renyum konsantrasyonlarının gram başına milyarda bir seviyesinde olması, son derece hassas kütle spektrometrelerinin kullanılmasını gerektirdi. Bilim insanları, elde edilen bu verilerin modern karbon emisyonu modellerini anlamak ve gelecekteki iklim senaryolarını daha doğru tahmin etmek için kritik bir temel oluşturduğunu vurguluyor.
Bu küresel iklim araştırması, Akdeniz havzasında yer alan ve iklim krizine karşı kırılgan olan Türkiye'nin uzun vadeli karbon emisyonu ve çevre politikalarını şekillendirmesi açısından bilimsel bir temel sunuyor.
Türk yer bilimciler ve iklim araştırmacıları için renyum izotop analizi gibi yeni metodolojiler ilham verici olabilir.
Türkiye'nin iklim değişikliği eylem planları ve karbon nötr hedefleri için jeolojik karbon döngüsü verileri referans alınabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



