Küresel Nükleer Silah Harcamaları Rekor Kırdı: ABD Tek Başına Zirvede
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, küresel nükleer silah harcamalarının tarihi bir zirveye ulaştığını ortaya koydu. Dokuz nükleer gücün toplam harcaması bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 118,8 milyar doları bulurken, Amerika Birleşik Devletleri tek başına diğer tüm ülkelerin toplamından daha fazla harcama yaptı.
ICAN'ın yayımladığı rapora göre, nükleer silaha sahip dokuz ülke cephaneliklerini modernize etmek ve genişletmek için benzeri görülmemiş bir bütçe ayırdı. Toplam harcamanın 118,8 milyar dolara ulaşması, dünya genelinde nükleer silahlara saniyede 3 bin 768 dolar harcandığı anlamına geliyor. Bu rakam, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek miktar olarak tarihe geçti.
Ülke bazında bakıldığında ABD, 69,2 milyar dolarlık bütçesiyle listenin ilk sırasında yer alıyor ve diğer sekiz ülkenin toplam harcamasını geride bırakıyor. ABD'yi 13,5 milyar dolarla Çin ve 12,6 milyar dolarla Rusya takip ediyor. İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore de listedeki diğer ülkeler arasında bulunuyor.
Artan bu bütçelerden en büyük payı ise savunma sanayisi alıyor. Rapor, yıl boyunca özel sektörün nükleer silah sözleşmelerinden en az 38 milyar dolar gelir elde ettiğini vurguluyor. Bu durum, küresel jeopolitik gerilimlerin ticari bir boyutu olduğunu da gözler önüne seriyor.
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri, bu devasa bütçelerin alternatif kullanım alanlarına dikkat çekmesi oldu. ICAN verilerine göre, nükleer silahlara ayrılan bir günlük bütçe ile 2 milyon insan gıda güvensizliğinden kurtarılabilir. Sadece bir dakikalık harcama ise yaklaşık 3 bin 500 kişiye temiz su ve sanitasyon imkanı sağlayabiliyor.
ICAN Programlar Direktörü Susi Snyder, küresel enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlandığı bir dönemde, hükümetlerin "sahte bir güvenlik vaadine" milyarlarca dolar harcamasını eleştiriyor. Uzmanlar, bu harcamaların mevcut tehlikeli ortamı daha da körüklediği ve nükleer gerilimleri artırdığı konusunda uyarıyor.
Küresel nükleer silahlanma yarışı, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgedeki jeopolitik riskleri artırarak ulusal savunma stratejilerini etkileyebilir.
Bölgesel güvenlik endişelerinin artması, Türk savunma sanayisi şirketlerine yönelik konvansiyonel silah ve sistem taleplerini dolaylı olarak artırabilir.
Türkiye'nin NATO içindeki rolünü ve uluslararası silahsızlanma anlaşmalarındaki diplomatik pozisyonunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.


