Londra'da Skandal: Kanser Hastalarına Çamaşır Suyu Gazıyla Sözde Tedavi
2 dk okumawired
PAYLAS:

Londra'da bulunan Battersea Park Kliniği, 4. evre kanser hastalarını tedavi etmek amacıyla bilim dışı ve son derece tehlikeli bir yöntem uyguluyor. Hastalar boyundan aşağısı çıplak olacak şekilde plastik torbalara konuluyor ve klor dioksit (endüstriyel çamaşır suyu) gazına maruz bırakılıyor. Uzmanlar, bu uygulamanın hiçbir tıbbi geçerliliği olmadığını vurguluyor.
Eski bir dondurma üreticisi olan ve şu an kliniği işleten Alastair Jessel, katıldığı bir podcast yayınında uyguladığı yöntemin tehlikelerini bizzat kabul etti. Jessel, hastaları çıplak bir şekilde torbaya koyarak klor dioksit gazına maruz bıraktığı bu yöntemin, sözde alternatif tıp çevrelerinde "Protokol G" olarak bilindiğini belirtti. Bu protokol, klor dioksit kullanımını teşvik eden Alman Andreas Kalcker tarafından ortaya atılmıştı.
Jessel, diğer klor dioksit savunucularının bile bu yöntemi denemediğini belirterek, "Protokol G muhtemelen tüm protokoller arasındaki en tehlikeli olanı. Birleşik Krallık'ta bunu yapan ilk kişi olup olmadığımı bilmiyorum ama kesinlikle nadir bir durum," ifadelerini kullandı. Kalcker ise yöntemin kanser tedavisi için kullanıldığından bahsetmezken, buharın solunmaması şartıyla uygulamanın tolere edilebilir olduğunu iddia etti.
Tıp dünyası, bu tür sözde tedavilere karşı kesin bir dille uyarıda bulunuyor. Cancer Research UK'den kıdemli uzman hemşire Caroline Geraghty, klor dioksit gazına maruz kalmanın kanser hastaları için güvenli veya etkili bir tedavi olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığını açıkladı. Geraghty, tıbbi olarak onaylanmış tedaviler yerine kanıtlanmamış yöntemlere başvurmanın tehlikeli yan etkilere yol açabileceğini vurguladı.
On yıllardır sahte bilim dolandırıcıları, klor dioksit solüsyonlarını "Mucize Mineral Solüsyonu" gibi isimler altında pazarlayarak çeşitli hastalıklara çare olarak sunuyor. Ancak bu iddiaları destekleyecek hiçbir güvenilir kanıt bulunmuyor. Son dönemde ABD'de yaşanan bazı siyasi tartışmalar ve FDA'nın eski bir uyarı sayfasını arşivlemesi, bu tehlikeli topluluğun yeniden cesaretlenmesine neden oldu.
Bu tür sahte bilimsel alternatif tıp akımları, sosyal medya aracılığıyla Türkiye'deki hastaları da yanıltma potansiyeli taşıyor.
Sağlık Bakanlığı'nın, internet üzerinden yayılan bu tür tehlikeli alternatif tıp protokollerine karşı dijital denetimleri ve kamuoyu bilgilendirmelerini artırması gerekebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



