Macaristan'ın Nüfus Artırma Politikası Çöküyor: Aileler Borç Batağında
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Macaristan'ın milyarlarca dolar harcayarak hayata geçirdiği iddialı nüfus artırma politikaları, başlangıçtaki geçici başarının ardından yerini hayal kırıklığına bırakıyor. Hükümetin çocuk yapma vaadi karşılığında verdiği faizsiz krediler, doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftleri ağır bir mali krizin eşiğine getirdi.
Macaristan'ın doğusundaki Debrecen şehrinde yaşayan sosyal hizmet uzmanı Barbara Elek ve aşçı eşi Levi, on gün önce üçüncü tüp bebek denemelerini gerçekleştirdi. Çift, ülkedeki pek çok genç gibi iki çocuk sahibi olma sözü vererek on binlerce dolarlık faizsiz kredi ve sübvansiyonlardan yararlanmıştı. Ancak doğal yollarla hamile kalamadıklarını fark ettiklerinde, bu teşvik programı bir kabusa dönüştü.
Eğer çift bu Kasım ayına kadar çocuk sahibi olacaklarını kanıtlayamazsa, aldıkları kredileri yüksek gecikme faizleriyle birlikte geri ödemek zorunda kalacak. Bu geri ödeme planının, ailenin toplam gelirinin neredeyse yarısına mal olacağı belirtiliyor. Barbara, başarısız olma ihtimalinin sadece duygusal değil, aynı zamanda yıkıcı bir finansal yük getireceğini vurguluyor.
Eski Başbakan Viktor Orbán döneminde başlatılan ve 16 yıl süren program, dünyanın en cömert doğum teşviklerinden biri olarak kabul ediliyor. Hükümet, "aile dostu Macaristan" vizyonu kapsamında bu politikalara ülkenin GSYİH'sının %4-5'ini (yaklaşık 16 milyar dolar) ayırdı. Sistem, çiftlerin sahip olmayı vaat ettikleri çocuk sayısına göre kredi şartlarının iyileşmesi ve üç çocuktan sonra borçların tamamen silinmesi esasına dayanıyor.
Programın kazananları da var. Beş çocuk sahibi Máté ve Ági Gorondy çifti, evlerini yenilemek ve daha büyük bir araç almak için bu fonlardan yararlandı. İkiden fazla çocuğu olan annelere sağlanan vergi muafiyetleri sayesinde, Ági işe döndüğünde gelir vergisi ödemeyecek. Ancak bu bireysel başarı hikayeleri, ülkenin genel tablosunu değiştirmeye yetmiyor.
Politikaların ilk yıllarında Macaristan'ın doğurganlık oranı 2010'daki 1,25 seviyesinden 1,61'e kadar yükseldi. Ancak son üç yıl içinde bu oran tekrar 1,31'e geriledi. Orta Avrupa Üniversitesi Demokrasi Enstitüsü Eş Direktörü Eva Fodor'a göre, finansal teşvikler insanları daha fazla çocuk yapmaya değil, zaten yapmayı planladıkları çocukları daha erken dünyaya getirmeye yöneltti.
Sadece Macaristan değil, dünya genelinde birçok ülke benzer bir demografik kriz ile mücadele ediyor. Örneğin Güney Kore, 2008'den bu yana doğum oranlarını artırmak için yaklaşık 290 milyar dolar harcamasına rağmen dünyanın en düşük doğurganlık oranlarından birine sahip olmaya devam ediyor. Uzmanlar, salt finansal teşviklerin uzun vadeli nüfus artışı sağlamada yetersiz kaldığı konusunda birleşiyor.
Macaristan'ın teşvik modelinin başarısızlığı, benzer şekilde doğum oranları düşen ve yeni teşvikler planlayan Türkiye için önemli bir politika dersi niteliği taşıyor.
Türkiye'de hükümetin üzerinde çalıştığı yeni aile ve doğum teşvik paketlerinin tasarımında, sadece finansal kredilerin uzun vadeli nüfus artışı için yeterli olmadığı gerçeği göz önüne alınabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



