Netanyahu: İsrail'in ABD'ye Olan Askeri ve Mali Bağımlılığını 10 Yıl İçinde Bitireceğiz
2 dk okumantv-dunya
PAYLAS:

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin önde gelen yayın organlarından CBS News'e verdiği mülakatta, ülkesinin Washington yönetimine olan askeri ve mali bağımlılığını önümüzdeki 10 yıl içinde tamamen sona erdirmeyi planladığını duyurdu. "60 Minutes" programında konuşan Netanyahu, bu stratejik değişimin merkezinde Körfez ülkeleriyle geliştirilecek yeni ittifakların yer alacağını vurguladı.
Mevcut anlaşmalara göre İsrail, ABD'den yıllık yaklaşık 3,8 milyar dolar askeri yardım alıyor. İki ülke arasında 2018-2028 dönemini kapsayan toplam 38 milyar dolarlık devasa bir yardım paketi bulunuyor. Ancak Netanyahu, askeri iş birliğinin finansal boyutunu sıfıra indirmekte kararlı olduğunu belirtti.
İsrail Başbakanı, ABD-İsrail mali ilişkisini yeniden şekillendirmek için bir sonraki Kongre dönemini beklemeyeceğini ve derhal harekete geçeceğini ifade etti. Bu boşluğun, ekonomi ve güvenlik ekseninde Körfez ülkeleriyle kurulacak güçlü bağlarla doldurulması hedefleniyor.
Ekim 2023'te Gazze'de başlayan çatışmaların ardından, ABD kamuoyunda ve Kongre'de İsrail'e yönelik geleneksel iki partili desteğin ciddi bir erozyona uğradığı görülüyor. Mart ayında yapılan güncel anketler, ABD'li yetişkinlerin yüzde 60'ının İsrail hakkında olumsuz görüşe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Netanyahu'ya yönelik güvensizlik oranı ise yüzde 59'a ulaşmış durumda.
Netanyahu, Amerikan kamuoyundaki bu keskin değişimi doğrudan sosyal medya platformlarındaki manipülasyonlara bağladı. İsim vermediği bazı yabancı devletlerin, algı operasyonlarıyla İsrail'e büyük zarar verdiğini savunan Başbakan, bu durumun ABD'deki siyasi desteği zayıflattığını ileri sürdü.
Mülakatta bölgesel güvenlik tehditlerine de değinen Netanyahu, İran ile yaşanabilecek olası bir geniş çaplı çatışmanın küresel etkilerini değerlendirdi. Özellikle dünya petrol sevkiyatının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapatılma riskinin, küresel enflasyonu ve enerji fiyatlarını derinden sarsabileceği uyarısında bulundu.
İran rejiminin zayıflatılması veya devrilmesi senaryosunu da gündeme getiren Netanyahu; bu durumun gerçekleşmesi halinde Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi örgütlerin bölgesel etkinliğini kaybederek çökeceğini iddia etti. Rejim değişikliğinin mümkün olup olmadığı sorusuna ise, "Mümkün ama garantisi yok" şeklinde temkinli bir yanıt verdi.
İsrail'in ABD yerine Körfez ülkelerine yönelmesi ve İran ile artan gerilim, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik ve güvenlik stratejilerini doğrudan etkileyebilir.
Bölgesel ittifakların değişmesi, Türk şirketlerinin Körfez ve Orta Doğu pazarındaki rekabet koşullarını yeniden şekillendirebilir.
Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları ve enerji koridoru stratejileri, Hürmüz Boğazı'ndaki olası krizlere karşı güncellenmek zorunda kalabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



