Ozon Tabakasındaki İncelme CFC Kullanımından Çok Önce Başlamıştı
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

MIT araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, ozon tabakasındaki tahribatın kloroflorokarbon (CFC) gazlarının yaygınlaşmasından çok daha önce başladığını gösterdi. Gelişmiş iklim modelleri kullanılarak yapılan simülasyonlar, günümüz teknolojisi geçmişte var olsaydı, ozon kaybının 1957 yılına kadar tespit edilebileceğini ortaya koyuyor.
Ozon tabakasını incelten maddelerin yasaklanması, küresel çevre politikalarının en başarılı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. CFC gazlarının atmosferdeki ozonu yok edebileceği 1974 yılında keşfedilmiş ve 1987'deki uluslararası anlaşmayla bu kimyasalların kullanımı aşamalı olarak durdurulmuştu. Ancak MIT'den Jian Guan liderliğindeki yeni bir araştırma, bu sorunun günümüz bilimsel araçlarıyla çok daha erken tespit edilip edilemeyeceğini sorguluyor.
CFC kullanımı 1950'lerde başlayıp 1960'larda hız kazansa da, sahneye çıkan ilk ozon katili onlar değildi. Endüstriyel bir çözücü olan karbon tetraklorür, on yıllar öncesinden beri kullanılıyordu. Buz çekirdeklerinden elde edilen veriler, 1950 yılında atmosferdeki karbon tetraklorür miktarının, başlangıç seviyesindeki CFC'lerden 3-4 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
Ozon seviyelerindeki değişimi tespit etmek, güneş ışığı, 11 yıllık güneş aktivitesi döngüleri ve volkanik patlamalar gibi doğal etkenler nedeniyle oldukça zordur. Günümüzde uydu teknolojileri, ozon miktarını stratosferin alt, orta ve üst katmanlarında ayrı ayrı ölçebiliyor. Araştırmacılar, bu modern ölçüm yeteneğini 1950'lerin dünyasına sanal olarak entegre etti.
Bilim insanları, sera gazı emisyonlarının, ozon inceltici kirliliğin ve volkanik patlamaların tarihsel verilerini içeren kapsamlı bir iklim modeli çalıştırdı. 1950'den itibaren farklı atmosferik başlangıç koşullarıyla çok sayıda simülasyon gerçekleştirildi. Bu sayede, doğal dalgalanmaların yarattığı gürültü ile gerçek ozon kaybı eğilimi birbirinden ayrıştırıldı.
Model sonuçlarına göre, 1950 yılında modern bilimsel altyapı devrede olsaydı, ozon tabakasındaki incelme ilk olarak 1957 civarında tropik bölgelerin üzerindeki üst stratosferde istatistiksel olarak tespit edilebilecekti. O dönemde bu bölgedeki ozon yiyici klorun yarısından fazlası CFC'lerden değil, karbon tetraklorürden kaynaklanıyordu.
Diğer bölgelerde ise bu tespit biraz daha zaman alacaktı. Antarktika üzerindeki ünlü ozon deliği gerçekte 1985'te keşfedilmiş olsa da, modern araçlarla bu durum 1976 yılına kadar alt stratosferde rahatlıkla gözlemlenebilirdi. Bu çalışma, çevresel felaketlerin erken teşhisinde gelişmiş veri analizi ve modelleme teknolojilerinin ne kadar kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



