Trump Yönetimi Rüzgar Enerjisine Karşı Yürüttüğü Hukuk Savaşından Vazgeçti
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

ABD'de Trump yönetimi, federal rüzgar enerjisi projelerini durdurmayı hedefleyen kararnamesinin iptaline yönelik başlattığı temyiz sürecinden vazgeçti. Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine düşürülen dava, temiz enerji savunucuları ve davacı eyaletler tarafından tarihi bir hukuki zafer olarak değerlendiriliyor.
ABD Birinci İstinaf Mahkemesi, Adalet Bakanlığı'nın 10 Haziran'da sunduğu gönüllü feragat dilekçesinin ardından temyiz başvurusunu reddetti. Söz konusu dava, Mayıs 2025'te New York Başsavcısı Letitia James öncülüğündeki 17 eyalet ve Washington D.C.'den oluşan bir koalisyon tarafından açılmıştı. Bu son karar, Bölge Yargıcı Patti Saris'in rüzgar projelerine yönelik yasağın "keyfi ve tutarsız" olduğuna hükmettiği Aralık kararını da kesinleştirmiş oldu.
Yönetimin yaşadığı bu hukuki gerileme, Beyaz Saray'ın getirdiği bürokratik engellere rağmen temiz enerji üretiminin hızla arttığı bir döneme denk geliyor. Environmental Defense Fund (EDF) ve Atlas Public Policy'nin son raporuna göre, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 8 GW kapasiteli proje iptal edilmesine rağmen, 2026 yılında ABD'de rekor seviyede 79,7 GW yeni temiz enerji kapasitesinin devreye girmesi bekleniyor.
Ülke genelinde planlanan veya inşa halindeki 222 GW'lık kapasite ile proje hattı gücünü koruyor. Geliştiricilerin 2031 yılına kadar yeni projelere yaklaşık 377 milyar dolar yatırım yapması öngörülüyor. Halihazırda 471 GW temiz enerji kapasitesine sahip olan ABD, sadece 2025 yılında 51,6 GW'lık yeni kapasite ekleyerek tarihi bir rekora imza attı. Planlanan projelerin yüzde 85'ini ise güneş enerjisi ve batarya depolama sistemleri oluşturuyor.
Rüzgar enerjisi lehine çıkan bu karar, başka bir federal mahkemenin rüzgar ve güneş enerjisi geliştiricileri için kritik bir vergi indirimi yolunu yeniden açmasından sadece bir hafta sonra geldi. 6 Haziran'da ABD Bölge Mahkemesi, projelerin vergi indirimlerinden yararlanmasını zorlaştıran Ağustos 2025 tarihli Hazine kuralını iptal etmişti. Yargıç Colleen Kollar-Kotelly, yönetimin bu değişiklik için geçerli bir neden sunmadığına hükmederek kuralı yeniden değerlendirilmesi için IRS'e geri gönderdi.
EDF temiz enerji vergi çözümleri başdanışmanı David Villagrana, yüksek iptal oranları ile Trump yönetiminin yenilenebilir enerji karşıtı politikaları arasında güçlü bir korelasyon olduğunu belirtti. Sektörün istikrara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan uzmanlar, son mahkeme kararlarının ABD'nin enerji dönüşümü hedefleri açısından kritik bir nefes alma alanı yarattığı konusunda birleşiyor.
ABD'deki temiz enerji yatırımlarının önünün açılması, küresel yenilenebilir enerji tedarik zincirini ve teknoloji maliyetlerini Türkiye lehine etkileyebilir.
Rüzgar türbini bileşenleri üreten Türk sanayiciler için büyüyen ABD pazarında yeni ihracat fırsatları doğabilir.
Küresel temiz enerji fonlarının büyümesi, Türkiye'deki rüzgar ve güneş enerjisi projelerine yönelik uluslararası yatırım iştahını artırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



