Trump Yönetimi Ulusal Güvenlik Gerekçesiyle 165 Rüzgar Santralini Durdurdu
2 dk okumaars-technica
PAYLAS:

ABD'de Trump yönetimi, ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek özel arazilerdeki yaklaşık 165 karasal rüzgar enerjisi projesinin onay sürecini askıya aldı. Savunma Bakanlığı (DoD) tarafından durdurulan projeler, ülkenin yenilenebilir enerji hedeflerine yönelik ciddi bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Rüzgar santrallerinin inşa edilebilmesi için, radar sistemleriyle çakışmadığından emin olmak adına Savunma Bakanlığı'ndan rutin bir onay alınması gerekiyor. Normal şartlarda bu süreç, risklerin değerlendirilmesi ve geliştiricilerin radar filtre sistemlerinin güncellenmesi için belirli bir ücret ödemesiyle birkaç gün içinde tamamlanabiliyor. Ancak Ağustos 2025'ten bu yana geliştiriciler, iptal edilen toplantılar ve yanıtsız bırakılan başvurularla karşı karşıya kaldı.
Sektör kaynaklarına göre, etkilenen projeler arasında müzakereleri tamamlanmış ve sadece son imza aşamasında olan 35 proje bulunuyor. Ayrıca sözlü onay almış 30 proje, müzakere aşamasındaki 50 proje ve normalde risksiz kabul edilecek 50 proje daha bu durdurma kararından etkileniyor. Toplamda 30 gigawatt kapasiteye sahip bu tesislerin, yaklaşık 15 milyon evin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği belirtiliyor.
Nisan ayı başlarında geliştiricilere gönderilen mektuplarda, bakanlığın enerji projelerinin ulusal güvenliğe etkisini değerlendirme süreçlerini gözden geçirdiği ifade edildi. Bu hamle, Donald Trump yönetiminin ABD'deki rüzgar enerjisi projelerini durdurma çabalarının hem kamu hem de özel arazileri kapsayacak şekilde genişlediğini gösteriyor. Trump daha önce rüzgar türbinlerini "en kötü enerji biçimi" olarak nitelendirmişti.
Amerikan Temiz Güç Birliği (ACP) İcra Kurulu Başkanı Jason Grumet, yönetimin özel arazi sahiplerinin mülklerinden ekonomik değer yaratmasını engellemesinin muhafazakar değerlerle bağdaşmadığını vurguladı. Öte yandan yönetimin, açık deniz rüzgar enerjisi kiralamalarını iptal ederek bu fonları TotalEnergies ile yapılan 1 milyar dolarlık anlaşma gibi fosil yakıt yatırımlarına yönlendirdiği bildiriliyor.
ABD'nin rüzgar enerjisi projelerini askıya alması, küresel yenilenebilir enerji yatırımlarını etkileyerek Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan pazarlara yatırım kaymasına neden olabilir.
Türkiye'de de rüzgar santrallerinin askeri radarlara etkisi (TSK onayı) kritik bir süreçtir; ABD'deki bu gelişme benzer güvenlik ve enerji politikası tartışmalarına emsal teşkil edebilir.
Küresel rüzgar enerjisi şirketlerinin ABD pazarında yavaşlaması, yatırımlarını ve teknoloji transferlerini Türkiye gibi alternatif pazarlara yönlendirmelerini hızlandırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



