Trump Yönetimi, Veri Merkezleri İçin Çevre İzin Kurallarını Esnetmeyi Planlıyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

Trump yönetimi ve Çevre Koruma Ajansı (EPA), veri merkezlerine güç sağlayan gaz santralleri ve dizel jeneratörler gibi tesislerin inşasında halkın katılım kurallarını esnetmeyi değerlendiriyor. Önerilen kural değişikliği, teknoloji şirketlerinin yerel halkın itirazlarına takılmadan altyapı projelerini daha hızlı hayata geçirmesine olanak tanıyabilir.
Çarşamba günü EPA, hava kirliliğine neden olan bazı yeni tesisler için izin sürecinde halkın katılımının nasıl olacağına karar verme yetkisini eyaletlere devredecek bir kural değişikliği önerisi üzerine halka açık bir oturum düzenledi. Bu geri adım, ABD genelinde veri merkezi projelerine yönelik tepkilerin arttığı ve birçok topluluğun inşaatları yavaşlatmak için izin süreçlerini kullandığı bir dönemde geldi.
Temiz Hava Yasası (Clean Air Act) kapsamında, hava kirliliği yaratan tesisler inşa eden şirketlerin izin alması gerekiyor. Kirletici kaynaklar, belirli eşikleri aşıp aşmamalarına göre "büyük" veya "küçük" izin süreçlerine tabi tutuluyor. Büyük kirlilik kaynakları hem federal hem de eyalet düzenleyicileri tarafından sıkı bir şekilde denetlenirken, küçük kaynaklar üzerindeki gözetim çok daha sınırlı kalıyor.
Küçük kaynak olarak ruhsatlandırılan tesislerin kapsamı oldukça geniş. Bu kategori, kuru temizlemecilerden dizel ve gaz motorlarına kadar birçok farklı işletmeyi içeriyor. Özellikle dizel ve gaz motorları, günümüzde giderek artan bir şekilde veri merkezlerine güç sağlamak için kullanılıyor. xAI ve Meta gibi şirketler, şebeke arkası gaz santralleri inşa etmek için bu küçük kaynak izin süreçlerinden faydalanıyor.
Moms Clean Air Force adlı çevre örgütünden Vanessa Lynch, EPA oturumunda yaptığı konuşmada, veri merkezlerinin bulunduğu bölgelerde yaşayan insanların süreçte söz sahibi olmak istediğini vurguladı. Herhangi bir kural değişikliği, sıradan vatandaşların mahallelerine kurulacak yeni kirletici tesisler hakkında nasıl bilgilendirileceği konusunda büyük sonuçlar doğurabilir.
Mevcut yasalara göre EPA kuralları, küçük kaynak izinleri için belirli düzeyde halk katılımı gerektiriyor. Ancak önerilen kural kesinleşirse, halkın katılımı için fırsatların ne zaman ve ne kadar süreyle sağlanacağını belirleme yetkisi tamamen eyalet ve yerel kurumlara geçecek. Bir EPA sözcüsü, bu değişikliğin emisyon standartlarını değiştirmeyeceğini belirtiyor.
Eyaletler arası farklılıklar, halkın sürece katılımında büyük uçurumlar yaratabiliyor. Southern Environmental Law Center'dan avukat Keri Powell, Georgia gibi eyaletlerde şu an daha sağlam bir bildirim süreci olduğunu, ancak federal zorunlulukların kaldırılması durumunda yerel halkın ve hukuk gruplarının yaklaşan projelerden haberdar olamayabileceğini ifade ediyor. Bu durum, özellikle yapay zeka altyapılarının hızla genişlediği bölgelerde şeffaflık endişelerini artırıyor.
ABD'deki bu düzenleme değişikliği, küresel veri merkezi yatırımlarının hızlanmasına ve yapay zeka altyapı standartlarının yeniden şekillenmesine yol açarak Türkiye'nin teknoloji politikalarına emsal teşkil edebilir.
Türkiye'deki yerel veri merkezi yatırımları için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinde benzer esneklik tartışmalarını gündeme getirebilir.
Küresel teknoloji devlerinin altyapı projelerini hızlandırması, Türk şirketlerinin bulut ve yapay zeka hizmetlerine erişim kapasitesini dolaylı olarak artırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



