Türkiye-İsrail Geriliminin Perde Arkası: Suriye Saldırısı ve İç Siyasetin Etkisi
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Üssü'ne düzenlediği saldırının ardından Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilim yeniden tırmanışa geçti. Karşılıklı sert açıklamalar bölgesel çatışma endişelerini artırırken, uluslararası ilişkiler uzmanları bu krizin temelinde dış politikadan ziyade her iki ülkenin iç siyasi dinamiklerinin yattığına dikkat çekiyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, 18 Ağustos'ta Suriye'deki Ebu Zuhur Üssü'ne yapılan saldırıyı "Güneye doğru ilerleyen Türk askeri yerleşimine izin vermeyeceğiz" sözleriyle savunması, Ankara-Tel Aviv hattında tansiyonu yükseltti. Ancak hem Türkiye hem de Suriye yetkilileri, saldırı esnasında söz konusu üste Türk askerinin bulunmadığını açıkladı. Bu olayın ardından Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında sert bir söylem savaşı başladı.
Uzmanlara göre, artan bu gerilimin arkasında diplomasi kadar iç siyaset hesapları da yatıyor. Yeditepe Üniversitesi'nden Doç. Dr. İlkim Okyar, meselenin odağında iç politikanın olduğunu belirterek, her iki liderin de kendi seçmen kitlesini konsolide etmeye çalıştığını vurguluyor. St. Lawrence Üniversitesi'nden Doç. Dr. Howard Eissenstat ise bu durumu "bayrağa sarılmak" olarak nitelendirerek, şişirilmiş güvenlik söylemlerinin hem İsrailli hem de Türk siyasetçiler için siyasi bir kazanım sağladığını ifade ediyor.
European Neighbourhood Council Direktörü Samuel Doveri Vesterbye de benzer bir görüşü paylaşıyor. Vesterbye'ye göre, hakkındaki yolsuzluk soruşturmaları ve güçlü muhalefet nedeniyle zor günler geçiren Netanyahu, Gazze ve Türkiye üzerinden yarattığı krizlerle destek arıyor. Aynı şekilde, Türkiye'de de İsrail'in bölgesel politikalarına karşı duyulan ortak tepki, iç siyasette birleştirici bir rol oynuyor.
Siyasi gerilimin tırmanmasıyla birlikte, her iki ülkenin basınında askeri güç kıyaslamaları da gündeme gelmeye başladı. İsrail basınında yer alan analizlerde, Türkiye'nin sınır ötesindeki askeri varlığının NATO'nun 5. madde şemsiyesi altında olmadığı iddia edildi. Atlantic Council'dan kıdemli araştırmacı Alissa Pavia da NATO'nun kurucu antlaşmasının 6. maddesi gereğince, ittifakın koruma kapsamına giren bölgeler arasında Suriye'nin bulunmadığına dikkat çekerek, olası bir bölgesel çatışmanın hukuki sınırlarına işaret ediyor.
Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilim, Türkiye'nin Ortadoğu'daki askeri ve dış politika stratejilerini doğrudan etkilemektedir.
İki ülke arasındaki ticaret hacminde ve karşılıklı iş anlaşmalarında yavaşlama veya askıya alınma riskleri doğabilir.
Türkiye'nin sınır ötesi askeri operasyonlarına ve NATO ile olan ilişkilerine yönelik yeni diplomatik stratejiler geliştirmesini gerektirebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



