Türkiye ve Yunanistan Arasında Ege'de Yeni Gerilim: Deniz Parkları ve Enerji Hamleleri
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Türkiye ve Yunanistan arasında bahar aylarında yatışan gerilim, Ege Denizi'nde karşılıklı atılan ekoloji ve enerji adımlarıyla yeniden tırmanışa geçti. Ankara'nın ilan ettiği iki yeni deniz milli parkına karşılık Atina'nın yenilenebilir enerji haritası yayımlaması, iki ülke arasında diplomatik kriz yarattı.
16 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye, Ege Denizi'nde iki yeni deniz milli parkı ilan etti. Karara göre, Kuzey Ege Deniz Milli Parkı Çanakkale ve Gökçeada açıklarında yaklaşık 1.740 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor. Güneyde ise Ege'nin Akdeniz ile kesiştiği bölgede 21.700 kilometrekarelik devasa bir alanda Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı hayata geçiriliyor.
Ankara'nın ilk kez attığı bu adım, Yunanistan'ın 2025 yılı için Ege ve İyon denizinde planladığı benzer girişimlere bir yanıt niteliği taşıyor. Türk yetkililer, Yunanistan'ın çevre koruma kılıfı altında Ege'de geri döndürülemez stratejik kazanımlar elde etmeye çalıştığını değerlendiriyor.
Türkiye'nin bu hamlesine 17 Ağustos'ta yanıt veren Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, ilan edilen alanların kendi kıta sahanlığını ihlal ettiğini öne sürdü. Yunan basını, Atina yönetiminin konuyu Avrupa Birliği gündemine taşıyarak 2019'daki Doğu Akdeniz krizine benzer bir yaptırım süreci başlatmayı hedeflediğini yazdı.
Diplomatik tepkiyle yetinmeyen Yunanistan, 19 Ağustos'ta Çevre ve Enerji Bakanlığı onayıyla Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi'ni resmen yürürlüğe koydu. 2050 yılına kadar rüzgar, güneş ve jeotermal gibi temiz enerji projelerinin yerlerini belirleyen bu haritanın, ihtilaflı ada ve coğrafi formasyonları içermesi Ankara'nın sert tepkisine neden oldu.
Yunanistan'ın yayımladığı enerji haritasına ilişkin Türkiye'den yanıt gecikmedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Atina'nın ilan ettiği mekânsal çerçevenin Türkiye açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını vurguladı.
Keçeli, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar üzerinde hak iddia edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür tek taraflı adımların Ege Denizi'ndeki sorunların çözümüne katkı sağlamayacağının altını çizdi.
Ege Denizi'ndeki bu diplomatik ve mekânsal gerilim, Türkiye'nin deniz yetki alanları politikasını ve bölgedeki enerji/çevre stratejilerini doğrudan etkilemektedir.
Bölgedeki gerilim, Ege'de faaliyet gösteren Türk denizcilik, lojistik ve turizm işletmelerinin operasyonel süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir.
Türkiye'nin ilan ettiği yeni deniz milli parkları, bölgedeki denizcilik, balıkçılık ve çevre koruma mevzuatlarında yeni düzenlemeleri beraberinde getirecektir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



