Aramco'dan Rekor Kâr: Bölgesel Çatışmalar Enerji Devlerine Yarıyor mu?
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

Suudi Arabistan'ın ulusal petrol şirketi Aramco, bölgesel çatışmalar ve azalan üretim hacmine rağmen 2026'nın ikinci çeyreğinde rekor kâr açıkladı. Küresel petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, şirketin net kârını yüzde 44 oranında artırırken, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların büyük üreticilere yaradığı tartışmalarını alevlendirdi.
Aramco'nun açıkladığı verilere göre, şirketin çeyreklik düzeltilmiş kârı 33 milyar doların üzerine çıkarak geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık üçte bir oranında arttı. Reuters verileri ise net kârda yüzde 44 seviyesinde bir büyüme olduğuna işaret ediyor. Bu rekor artış, bölgede yaşanan çatışmaların ve Basra Körfezi'ndeki deniz taşımacılığı krizlerinin gölgesinde gerçekleşti.
Şirketin petrol ve gaz üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 oranında gerilemiş olsa da, satılan petrolün fiyatındaki yüzde 60'lık artış bu açığı fazlasıyla kapattı. Suudi Arabistan'ın ihracat rotasını ağırlıklı olarak Kızıldeniz'e kaydırması ve Doğu-Batı Boru Hattı'nı aktif kullanması, tedarik zincirinin kopmasını engelledi.
Kârdaki bu olağanüstü artış, dünyanın en büyük petrol şirketinin ve dolayısıyla Suudi hükümetinin bölgesel çatışmalardan finansal fayda sağladığı yönündeki tartışmaları beraberinde getirdi. Crystol Energy CEO'su Carole Nakhle, uluslararası piyasalara tedariki sürdüren tüm petrol şirketlerinin artan petrol fiyatları üzerinden kazanç elde ettiğini vurguladı.
Nakhle'ye göre, Aramco gibi düşük maliyetli üreticiler için yüksek fiyatlar, azalan ihracatın olumsuz etkilerini silmekle kalmıyor, aynı zamanda devasa bir ek gelir yaratıyor. Sadece ham petrol değil, dizel ve jet yakıtı gibi rafine ürünlerdeki fiyat artışları da şirketin faaliyet kârını neredeyse iki katına çıkardı.
Gelir artışı sadece Suudi deviyle sınırlı kalmadı. Aynı dönemde BP, 5,73 milyar dolar ile 2022'den bu yana en yüksek çeyreklik kârını açıklarken; ExxonMobil, Chevron ve Shell gibi devler de kâr marjlarını genişletti. Uzmanlar, enerji piyasaları üzerindeki bu etkinin kalıcı olup olmayacağının jeopolitik gerilimlerin seyrine bağlı olduğunu belirtiyor.
Deniz taşımacılığının Hürmüz Boğazı'na güvenli bir şekilde dönmesi fiyatları aşağı çekme potansiyeli taşırken, çatışmaların daha da tırmanması fiyatları artırsa bile ihracat kapasitelerini ciddi şekilde kısıtlayabilir. Bu hassas denge, küresel enerji arzının geleceğini şekillendirmeye devam edecek.
Küresel petrol fiyatlarındaki yüzde 60'lık artış, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin cari açığını ve enflasyon oranlarını olumsuz yönde etkileme potansiyeli taşıyor.
Artan akaryakıt ve lojistik maliyetleri, Türkiye'deki üretim ve taşımacılık sektörlerinin kâr marjlarını daraltabilir.
Yüksek enerji maliyetleri, Türkiye'deki sanayi yatırımlarının geri dönüş sürelerini uzatabilir ve maliyet enflasyonunu tetikleyebilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



