a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yayımladığı “Elektrikli Araç ve Şarj Altyapısı Projeksiyonu” raporu, Türkiye’de elektrikli araç dönüşümünün beklenenden çok daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. Kurumun 2024 yılında hazırladığı projeksiyonlarda 2025 için öngörülen elektrikli araç sayısı büyük ölçüde aşılırken özellikle hızlı şarj altyapısındaki büyüme dikkat çekti. Rapora göre Türkiye’de 2019 yılında yalnızca 1.465 adet elektrikli araç bulunurken, 2025 sonunda bu sayı 373 bin 733’e yükseldi. 6 yıllık artış oranı ise yüzde 25.400 oldu. 2026 Mart sonu itibarıyla ise toplam elektrikli araç sayısı 411 bin 796’ya ulaştı. Bu araçların 408 bin 314’ünü otomobiller oluştururken geri kalan kısmı kamyonet, minibüs, otobüs, kamyon ve traktörlerden meydana geldi.
a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör EPDK’nin 2024 yılında yayımladığı önceki projeksiyon çalışmasında orta senaryoya göre Türkiye’de 2025 yılında 269 bin 154 elektrikli araç olacağı tahmin edilmişti. Yüksek senaryoda ise bu rakam 361 bin 893 olarak öngörülüyordu. Dolayısıyla gerçeklen sayı, EPDK’nin en iyi senaryosunu bile önemli ölçüde geçti. Şarj altyapısı katlanarak arttı Türkiye’de elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj altyapısında da çok hızlı bir büyüme yaşandı. 2022 sonunda ülke genelinde 1.710 şarj istasyonu ve 2.951 şarj ünitesi bulunurken 2023 sonunda bu rakamlar sırasıyla 5.682 istasyon ve 10.471 üniteye yükseldi. 2023 ülkemizdeki şarj noktası sayısı 11.812’ye ulaşırken DC oranı yüzde 30 oldu.
a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör 2026 Mart sonu itibarıyla ticari olarak hizmet veren toplam şarj soketi sayısı ise 41 bin 938’e ulaştı. Bunların 23 bin 900’ü AC, 18 bin 38’i ise DC hızlı şarj soketi olarak kaydedildi. Raporda yer alan değerlendirmelere göre Türkiye’deki şarj noktalarının yaklaşık yüzde 43’ü DC hızlı şarj altyapısından oluşuyor. Bu oran, Norveç, Almanya ve Fransa gibi Avrupa’da e-mobilite dönüşümünde öne çıkan ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek seviyede bulunuyor.
a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör EPDK verilerine göre Türkiye’de şarj noktası başına düşen elektrikli araç sayısı 9,8 seviyesinde bulunuyor. Küresel ortalama ise yaklaşık 11 araç seviyesinde. Ayrıca araç başına düşen halka açık şarj kapasitesi Türkiye’de 7,75 kW düzeyine ulaşmış durumda. Dünya ortalaması ise 2,8 kW seviyesinde yer alıyor. 458 bin MWh elektrik tüketildi a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör Şarj hizmeti piyasasına ilişkin 2025 verileri de raporda ayrıntılı biçimde paylaşıldı. Buna göre halka açık şarj ağlarında toplam elektrik tüketimi 458 bin 516 MWh seviyesine ulaştı. Bunun 288 bin 629 MWh’lik kısmı ise yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Böylece toplam tüketimin yaklaşık yüzde 62,95’i yeşil enerji sertifikalı kaynaklardan karşılandı.
2025 boyunca toplam şarj süresi 20 milyon 443 bin saat olarak gerçekleşirken toplam şarj işlemi sayısı 21 milyon 701 bin 880’e ulaştı. Ortalama bir şarj işleminde tüketilen enerji miktarı 21,13 kWh oldu.
a').click(); event.preventDefault();">Tam Boyutta Gör EPDK’nin güncellenen projeksiyon çalışması, elektrikli araç dönüşümünün önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağını ortaya koyuyor. Kurumun nisan ayında yayımladığı yeni senaryolara göre Türkiye’de elektrikli araç sayısının orta senaryoda 2030 yılında 2 milyon 295 bin 927’ye, 2035 yılında 5 milyon 629 bin 51’e ve 2040 yılında 10 milyon 595 bin 970’e ulaşması bekleniyor. Yüksek senaryoda ise 2040 yılı için öngörülen sayı 13 milyon adedi aşıyor. Şarj altyapısında da benzer şekilde çok güçlü bir büyüme öngörülüyor. Orta senaryoya göre toplam şarj soketi sayısının 2030’da 127 bin 51’e, 2035’te 199 bin 174’e ve 2040’ta 328 bin 54’e ulaşacağı tahmin ediliyor.
Önemli olan bir diğer detay ise elektrikli araç ve altyapısının şebeke üzerindeki baskısı. Avrupa ve ABD’de bunun bir risk faktörü olarak ele alındığı görülüyor.
Buna göre Türkiye’de elektrikli araçlardan kaynaklanan toplam elektrik tüketiminin 2030 yılında 3,84 TWh ile 7,71 TWh arasında, 2035 yılında ise 8,23 TWh ile 20,67 TWh arasında gerçekleşmesi bekleniyor.
Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda toplam elektrik tüketiminin 2030’da 455,3 TWh, 2035’te ise 510,5 TWh seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Bu nedenle en yüksek senaryoda bile elektrikli araçların toplam elektrik tüketimi içindeki payının 2030’da yaklaşık yüzde 2, 2035’te ise yüzde 4 seviyesinde kalacağı belirtiliyor. Dolayısıyla elektrik şebekesi için büyük risk öngörülmüyor.
Dünyanın ilk seri üretim insanlı mecha robotu
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.