Hürmüz Boğazı 100 Gündür Kapalı: Petrol Fiyatları Neden Fırlamadı?
2 dk okumawired
PAYLAS:

Hürmüz Boğazı'nın 100 günü aşkın süredir kapalı kalmasına rağmen küresel petrol fiyatları beklenenden düşük seyrediyor. Uzmanlar, Çin'in devasa rezervleri ve ABD gibi ülkelerin artan üretiminin piyasayı şimdilik dengelediğini, ancak bu tampon stokların tükenme noktasına yaklaştığını belirtiyor.
Donald Trump'ın abluka altındaki Hürmüz Boğazı'ndan 100 milyon varil petrolün gizli bir operasyonla çıkarıldığı iddiası, enerji sektöründe büyük yankı uyandırdı. Kpler piyasa etkileşim müdürü Matt Stanley, sektörün daha önce böyle bir kesinti yaşamadığını belirtiyor. Gemilerin AIS takip sistemlerini kapatarak gece karanlığında ve bazen donanma eşliğinde hareket ettiği bu duruma sektörde "karanlık ticaret" adı veriliyor.
Çıkarılan petrolün kesin miktarını belirlemek zor olsa da, bazı ipuçları bulunuyor. Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait Upper Zakum ham petrolünün farklı pazarlarda görülmesi, boğazdan bir şekilde çıkış yapıldığını kanıtlıyor. Ancak Stanley'e göre, 100 milyon varil kulağa büyük gelse de, çatışma öncesi günde 20 milyon varilin geçtiği düşünüldüğünde bu rakam okyanusta sadece bir damla kalıyor.
Dünyanın en önemli petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, fiilen 100 günden fazla süredir kapalı. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, Arap Körfezi limanlarından yapılan ham petrol sevkiyatlarında yüzde 95, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığında ise yüzde 99 oranında düşüş yaşandı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bu durumu "küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük tedarik kesintisi" olarak nitelendiriyor. Buna rağmen Brent petrolün varil fiyatı 87,55 dolar seviyelerinde seyrediyor.
Fiyatların fırlamamasının temel nedeni olarak ülkelerin sahip olduğu tampon stoklar gösteriliyor. Çin'in yaklaşık 1,3 milyar varillik rezervini günde bir milyon varil hızla erittiği; ABD, Brezilya ve Kanada'nın ise üretimlerini artırarak boşluğu doldurduğu belirtiliyor. FGE NexantECA Orta Doğu Genel Müdürü Iman Nasseri, petrol piyasasının talebi kısarak bu kesintiye oldukça güçlü bir yanıt verdiğini vurguluyor.
Ancak uzmanlar, bu stokların sonsuza dek yetmeyeceği konusunda uyarıyor. Rezervlerin operasyonel olarak kritik seviyelere yaklaştığı ve kış aylarının gelmesiyle birlikte ABD'nin kendi iç talebine öncelik vermek zorunda kalacağı öngörülüyor. IEA Başkanı Fatih Birol, 80'den fazla enerji tesisinin hasar gördüğünü ve tam toparlanmanın iki yıla kadar sürebileceğini ifade ediyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki krizin uzaması ve küresel petrol stoklarının erimesi, enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'de akaryakıt fiyatlarını ve enflasyonu doğrudan etkileyebilir.
Lojistik ve üretim maliyetlerindeki olası artışlar, Türk şirketlerinin kar marjlarını daraltabilir ve tedarik zinciri planlamalarını zorlaştırabilir.
Fosil yakıtlardaki bu belirsizlik, Türkiye'deki yenilenebilir enerji projelerine ve alternatif enerji yatırımlarına olan ilgiyi hızlandırabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



