Karabük Üniversitesi Araştırması: Sonsuz Kaydırma Depresyona Nasıl Yol Açıyor?
2 dk okumadonanimhaber
PAYLAS:

Karabük Üniversitesi araştırmacıları, sosyal medyada saatlerce kısa video izleme alışkanlığının psikolojik etkilerini inceleyen kapsamlı bir çalışmaya imza attı. Araştırma, internet kültüründe "brain rot" (beyin çürümesi) olarak bilinen durumun doğrudan depresyona yol açmadığını, ancak bilişsel yorgunluk ve stres üzerinden bir "kayıp sarmalı" yarattığını ortaya koydu.
Psikoloji profesörü Hasan Batmaz, Cemile Büşra Özsağır ve Halise Arslan Şekkeli tarafından yürütülen çalışmada, yaş ortalaması 22,15 olan 439 genç yetişkin incelendi. Katılımcıların yarısından fazlası günde en az beş saatini sosyal medya platformlarında geçirdiğini belirtirken, dörtte birinin günlük kullanımı yedi saati aşıyor. Araştırmacılar, bu yoğun tüketimin etkilerini açıklamak için Cognitive Load Theory (Bilişsel Yük Teorisi) kavramını temel alıyor.
Kısa video platformlarının yapısı, çalışma belleğinin sınırlı kapasitesini hızla doldurarak zihinsel sistemi aşırı yüklüyor. Kullanıcıların saniyeler içinde komediden trajik bir habere geçiş yapması, beynin bilgiyi işlemek ve uzun süreli belleğe aktarmak için ihtiyaç duyduğu zamanı ortadan kaldırıyor. Bu durum, sürekli bir dikkat parçalanmasına ve bilişsel yorgunluğa zemin hazırlıyor.
Çalışmanın en çarpıcı bulgusu, "brain rot" ile depresyon arasında doğrudan istatistiksel bir bağ bulunmaması oldu. Bunun yerine, bilişsel yorgunluğun zihinsel kaynakları tüketerek önce tükenmişliği artırdığı tespit edildi. Tükenmişliği takip eden stres ve anksiyete seviyelerindeki artış, nihayetinde depresif belirtilerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Araştırmacılar bu ardışık süreci "loss spiral" (kayıp sarmalı) olarak adlandırıyor.
Cinsiyet bazlı verilere bakıldığında, kadın katılımcıların erkeklere oranla daha yüksek bilişsel yorgunluk ve anksiyete bildirdiği görüldü. Ancak araştırmanın sonunda her iki grubun genel depresyon seviyeleri benzer çıktı. Uzmanlar, depresyonun çok faktörlü yapısına dikkat çekerek, sonuçların sadece akıllı telefon kullanımıyla açıklanamayacağını vurguluyor.
Sosyal medyanın bir diğer karanlık yüzü olan doomscrolling (felaket kaydırması) de benzer psikolojik tahribatlar yaratıyor. Savaş, ekonomik kriz ve iklim değişikliği gibi olumsuz haberleri sürekli tüketme eğilimi, iş hayatındaki odaklanmayı ve bağlılığı ciddi şekilde düşürüyor.
Birleşik Krallık'ta Virgin Media O2 tarafından yapılan ve 6 binden fazla kişinin katıldığı farklı bir araştırma, telefon kullanımının yüzde 36'sının "istenmeden" gerçekleştiğini gösteriyor. Günde ortalama 1 saat 26 dakikaya denk gelen bu süre, 10 yaşında telefon kullanmaya başlayan bir bireyin 88 yaşına kadar hayatının yaklaşık 5 yılını (41 bin saat) ekran başında amaçsızca geçireceği anlamına geliyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** Detaylı SEO ve GEO eğitim platformu için [GEO eğitim](https://geoakademi.com) sayfasını incelemenizi öneriyoruz.Karabük Üniversitesi tarafından yapılan bu araştırma, Türkiye'deki akademik kurumların dijital psikoloji alanındaki yetkinliğini ve küresel sorunlara yönelik katkısını gösteriyor.
İş yerlerinde sosyal medya kullanımının çalışan verimliliği ve psikolojisi üzerindeki etkilerine dair Türk şirketlerine önemli yerel veriler sağlıyor.
Türk akademisyenlerin küresel bir sorun olan dijital bağımlılık konusunda literatüre katkı sağlaması, Türkiye'nin psikoloji ve teknoloji araştırmalarındaki akademik prestijini artırıyor.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



