ABD'de 'Sansür' Tartışması: Trump Yönetimi Dezenformasyonla Mücadele Birimlerini Kapatıyor
2 dk okumamit-tech-review
PAYLAS:

ABD'de ikinci Donald Trump yönetiminin göreve başlamasıyla birlikte, federal kurumlardaki dezenformasyonla mücadele birimleri radikal bir dönüşüm geçiriyor. Elon Musk'ın öncülük ettiği Hükümet Verimliliği Bakanlığı (DOGE) destekli kesintiler kapsamında, yabancı bilgi manipülasyonunu izleyen kritik ofisler "sansür" yapıldığı gerekçesiyle birer birer kapatılıyor.
Nisan 2025'te ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Yabancı Bilgi Manipülasyonu ve Müdahalesiyle Mücadele Merkezi (R/FIMI) çalışanları, ofislerinin kapatılacağı haberini aldı. Kamu diplomasisinden sorumlu müsteşar vekili Darren Beattie tarafından duyurulan bu karar, yabancı dezenformasyon kampanyalarını izlemekle görevli ekibin tasfiyesi anlamına geliyordu. Eski çalışanlar, bu kararın kurum içinde büyük bir şok ve üzüntü yarattığını belirtiyor.
Ancak bu gelişme, yönetimin diğer kanatlarında bir zafer olarak kutlandı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sağcı internet aktivisti Mike Benz ile yaptığı bir görüşmede, "ABD'de devlet destekli sansürü Dışişleri Bakanlığı üzerinden sona erdirdik" ifadelerini kullandı. Benz ve destekçileri uzun süredir, hükümet kurumları, akademisyenler ve büyük teknoloji platformlarının bir araya gelerek muhafazakar sesleri bastıran bir "sansür-endüstriyel kompleksi" oluşturduğunu savunuyordu.
Bu politika değişikliği sadece Dışişleri Bakanlığı ile sınırlı kalmadı. İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), FBI'ın Yabancı Etki Görev Gücü ve USAID gibi kurumların ilgili birimleri de bu tasfiye sürecinden etkilendi. Yabancı güçlerin seçimlere ve kamuoyuna müdahale girişimlerini izleyen altyapı büyük ölçüde zayıflatıldı.
Uzmanlar, "sansür" olarak nitelendirilen çalışmaların aslında interneti daha güvenli hale getirme çabalarının bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Çevrimiçi taciz, siber güvenlik tehditleri ve rıza dışı içeriklerin yayılmasını engellemeye yönelik adımların durdurulması, sadece ABD'yi değil, interneti kullanan milyarlarca insanı doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Bu durumun, Avrupa Birliği'nin teknoloji düzenlemeleriyle de yeni gerilimlere yol açması bekleniyor.
ABD'nin dezenformasyonla mücadele kapasitesini düşürmesi, Türkiye'deki sosyal medya platformlarında da yabancı kaynaklı manipülasyonların artmasına zemin hazırlayabilir.
Sosyal medya üzerinden yürütülen küresel bilgi operasyonlarının artması, Türk şirketlerinin ve kurumlarının siber itibar yönetimini zorlaştırabilir.
Küresel teknoloji platformlarının içerik moderasyon politikalarındaki gevşeme, Türkiye'nin dezenformasyon yasası ve yerel düzenlemeleriyle çatışabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.

