Tutuklu Komedyen Deniz Göktaş'ın Avukatından Cezaevi ve Gözaltı Sürecine Dair Açıklamalar
2 dk okumabbc-turkce
PAYLAS:

"Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın hukuki sürecine dair yeni detaylar ortaya çıktı. Göktaş'ın avukatı Metin Sinan Aslan, müvekkilinin cezaevi koşulları, gözaltı sürecindeki uygulamalar ve emniyet sorgusunun detayları hakkında kamuoyunu bilgilendirdi.
Avukat Metin Sinan Aslan, müvekkilinin Tekirdağ'da bulunan ve halk arasında "kuyu tipi" olarak bilinen yüksek güvenlikli Karatepe Cezaevi'nde tek kişilik bir odada tutulduğunu belirtti. Bu cezaevinin güneş ışığı almaması nedeniyle kamuoyunda olumsuz bir algıya sahip olduğunu ifade eden Aslan, Göktaş'ın koğuş yerine tek kişilik odada kalmasını ise şimdilik olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
Gözaltı sürecindeki dikkat çekici bir diğer detay ise Göktaş'tan alınan fiziki örnekler oldu. Dosyada herhangi bir uyuşturucu suçlaması bulunmamasına rağmen, komedyenden saç, kıl ve tırnak örnekleri alındığı açıklandı. Avukat Aslan, ilk aşamada sadece dini değerleri aşağılama suçlamasının yöneltildiğini, sonrasında ise cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarının eklendiğini vurguladı.
Emniyet ve savcılık sorgularında Göktaş'a gösterisindeki bazı şakaların sorulduğu belirtildi. Özellikle "diktatör" ifadesi ve "son kitap, en iyi kitap" bölümlerinin sorguya konu olduğu aktarıldı. Ancak, gösteride yer alan ve Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Burak Erdoğan'ın karıştığı trafik kazasına atıfta bulunan "iyi baba" esprisinin emniyet veya savcılık tarafından sorulmadığı ifade edildi.
Süreçte dikkat çeken bir diğer olay, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun savcılık ifadesi ile sorgu arasında Göktaş ile görüşmesi oldu. Avukat Aslan, milletvekili olmayan Kılıçdaroğlu'nun bu görüşmeyi yapabilmesini "tuhaf" olarak nitelendirdi. Görüşmede Göktaş'ın Kılıçdaroğlu'na "milyonlarca genç adına CHP'yi bir salın" dediği aktarıldı.
Basına yansıyan ters kelepçe görüntülerinin ise doğal bir an olmadığı iddia edildi. Avukat Aslan'ın müvekkilinin beyanına dayandırdığı açıklamaya göre, ters kelepçeli yürütülme sahnesi polisler tarafından dört beş kez tekrarlatılarak çekildi. Bu durumun, topluma ve tepki gösteren kesimlere yönelik bir mesaj verme amacı taşıdığı savunuldu.
Bu gelişme, Türkiye'de ifade özgürlüğü, mizahın sınırları ve adli süreçlerdeki uygulamalar konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Eğlence ve sahne sanatları sektöründe otosansür eğilimlerinin artmasına neden olabilir.
Sanatçılar ve komedyenler üzerindeki hukuki baskıların artması, ifade özgürlüğü sınırlarına dair yeni hukuki içtihatların oluşmasına yol açabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



