ABD Hükümeti, Protestocuların Signal Yazışmalarına Erişim İstiyor
2 dk okumawired
PAYLAS:

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), kendisine karşı açılan bir ifade özgürlüğü davasında savunma yaparken, protestocuların kullandığı şifreli mesajlaşma uygulaması Signal üzerindeki grup yazışmalarını talep etti. Davacıların avukatları, bu talebin başlı başına bir anayasal hak ihlali olduğunu belirterek yazışmaları teslim etmeyi reddediyor.
Maine eyaletinde federal mahkemede açılan Hilton v. Noem davasında davacılar, DHS ajanlarının anayasal haklarını ihlal ederek kendilerini yasadışı şekilde izlediğini iddia ediyor. Davacılardan biri, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) faaliyetlerini gözlemlerken ajanların yüzünü taradığını ve plaka bilgilerini toplayarak kendisini bir veri tabanına eklemekle tehdit ettiğini belirtiyor.
Bölgedeki göçmenlik operasyonlarının artması üzerine Maine sakinleri, operasyonların zamanını ve yerini paylaşmak için Signal üzerinde "hızlı yanıt" grupları kurmaya başladı. Hükümet, dava kapsamında devam eden keşif sürecinde bu veri gizliliği odaklı platformdaki tüm yazışmaların, beğenilerin ve yorumların mahkemeye sunulmasını talep etti.
Protestocuları temsil eden Protect Democracy avukatlarından Genevieve Nadeau, hükümetin bu talebine karşı çıkarak geniş çaplı topluluk yazışmalarını kasıtlı olarak gizli tuttuklarını Adalet Bakanlığı'na bildirdi. Avukatlar, mahkemeye yalnızca daha küçük grupların yazışmalarını sundu ve bu belgelerde davacı olmayan kişilerin iletişim bilgilerini sansürledi.
Hükümet avukatlarının davacılara yönelttiği sorular arasında, Signal gruplarında kamu görevlilerinin veya isimsiz siyasi grupların bulunup bulunmadığı gibi detaylar yer alıyor. Nadeau, hükümetin bu hamlesini, sağlıklı bir demokrasi için kritik olan kolektif eylem hakkına yönelik tehlikeli bir müdahale olarak nitelendiriyor.
Sivil özgürlükler alanında çalışan FIRE adlı kâr amacı gütmeyen kuruluştan kıdemli avukat Adam Steinbaugh, bireylerin haklarını korumak için dava açarken ifade özgürlüğünden feragat etmek zorunda kalmamaları gerektiğini vurguluyor. DHS ve davayı yürüten Adalet Bakanlığı ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
Son dönemde DHS, yönetimin göçmenlik politikalarını eleştiren kişilere yönelik baskılarını artırmış durumda. Hükümet, teknoloji şirketlerine mahkeme celpleri göndererek eleştirmenlerin kimliklerini ifşa etmeye çalışırken, siber güvenlik ve dijital mahremiyet tartışmaları ABD gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.
--- **İlgili Kaynaklar:** Detaylı SEO ve GEO eğitim platformu için [GEO eğitim](https://geoakademi.com) sayfasını incelemenizi öneriyoruz.ABD'deki bu dava, uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulamalarının devlet taleplerine karşı hukuki duruşu açısından Türkiye'deki dijital haklar ve veri gizliliği tartışmalarına emsal teşkil edebilir.
Veri gizliliğini ön planda tutan Türk teknoloji şirketleri ve iletişim platformları, kullanıcı verilerini koruma stratejilerini bu tür küresel davalara göre güncelleyebilir.
Şifreli mesajlaşma uygulamalarına yönelik devlet erişim talepleri, Türkiye'deki benzer yasal düzenlemeler ve KVKK tartışmaları için küresel bir emsal oluşturabilir.
Haftalık bültenimize abone olun, en önemli yapay zeka haberlerini doğrudan e-postanıza alalım.



